Bir daha asla herkesin hayran olduğu o güçlü Sarah Cohen olmayacaktı! Bir daha asla hiçbir şeyin yenemeyeceği o süper kahraman olmayacaktı. Sadece kendisi olacaktı. Sarah olacaktı. Hayatın darbesini yemiş, hırpalanmış bir kadın olarak bütün çatlaklarıyla, bütün yaralarıyla, bütün hasarlarıyla yaşamaya devam edecekti. Artık onları saklamaya çalışmayacaktı. Önceki hayatı bir yalandı, bu seferki gerçek olacaktı...
Uçak nihayet göründü. Giulia gökyüzünde gittikçe büyüyerek yaklaşan siyah noktaya bakarken bütün geleceğin bu kargo uçağının şişkin karnında olduğunu düşündü. Kamalin elini tuttu. O an artık hayatın iniş çıkışlarında rastgele yaşayan iki ayrı insan değil, birbirlerine kenetlenmiş bir kadın ve bir erkektiler. Giulia annesinin, ailesinin veya mahallelilerin ne diyeceklerinin hiçbir önemi olmadığını düşündü. Bugün, kendini tanımasını sağlayan bu adamın yanında bir kadın olduğunu hissediyordu. Bugün tuttuğu bu eli bir daha asla bırakmak istemiyordu. Giulia sonraki yıllarda bu eli sokakta, parkta, hamilelikte, uykuda, haz alırken, ağlarken, çocuklarını dünyaya getirirken de tutacaktı. Bu eli daha çok uzun yıllar tutmaya devam edecekti.
“Kalianakata'dan çıktıklarında gün ışığı gözlerini kamaştırdı. Saçları kesilince anne kızın yüzleri birbirine eskisinden daha çok ve hiç olmadığı kadar benziyordu. Bu hâlde, olduk- larından çok daha genç ve zayıf görünüyorlardı. Birbirlerine gülümseyerek el ele tutuştular. Buraya kadar gelmeyi başar- mışlardı. Mucize gerçekleşmişti.“
İnsan kendi geçmişinde, bazen bulunmaması gereken yerde dolanan bir av gibi, kurbanlarını bekleyen kapana yakalandığında sonsuza kadar orada tutsak kalıyor, başına gelen kimi haller, hele hele ruhi marazlar, sonrasında bir tür vesika gibi, bir tür sabıka gibi ömrü boyunca takip ediyordu.