Famara

Konfücyüs der ki konuşmaya değer olmayanlarla konuşursan kelimeleri kaybedersin. Konuşmaya değer olanlarla konuşmazsan dostlarını kaybedersin.
Konuşmak kızgın patates gibidir kimin elindeyse onun elini yakar atın karşıya sizin elinizi yakmasın.
Bebekler büyüklerin anlayacağı bir dil bulana kadar bir çok dil denerler.
Yavru deve annesine sormuş: + Anne bizim niye hörgüçümüz var? - Çöl sıcaklığında sussuzluğa dayanabilelim diye. + Anne bizim toynaklarımız niye bu kadar geniş? - Çölde ayaklarımız kuma batmasın diye. + Anne bizim boynumuz niye bu kadar uzun? - Çölde uzaktan gelebilecek tehlikeleri görebilelim diye. + Peki anne Allah aşkına bizim Atatürk Orman çiftliğinde ne işimiz var?? Bu ülke Atatürk Orman çiftliğinde yaşayan develerle dolu.
Etrafımda eksikliğini çok hissettiğim bir farkındalık
Kızlarla ilişkimde bu tür mahcubiyetleri birkaç kez yaşadıktan sonra durumu anladım. Ben kadın ve erkek farkındalığı içinde bakıyordum çünkü o bakış tarzı içinde yetişmiştim. Şimdi ise insan kadın ve insan erkek, insan insana konuşur farkındalığını yaşıyorum. Öğrenmem gereken buydu ve öğrendim de. Kadının da insan olduğunu ve insan tarafımızı önemli olduğunu çok geçmeden kavradım.