Ünsüz Düşünür

Ünsüz Düşünür
@Famelessthinker
Doscendo discimus
Bebekler genellikle altı aydan dokuz ay arası agular. Bu süreçte çok çeşitli sesler çıkarmaya çalışırlar. “Na na na”, “da da da”, “bu bu bu”, “de de de” ve diğer kombinasyonları duyarız. Bu, dilin gelişiminde çok önemli bir aşamadır. Bebekler adeta pratik yapar. Onların şu şekilde düşündüğünü hayal edebiliriz: “Dilimi önde mümkün olabildiğince yukarıya itersem ve biraz vurursam ne olur? Kulağa güzel geliyor. Dudaklarımı birbirine çok çarparsam ne olur? Harika!” Ayrıca çıkardıkları kimi seslerin, çevrelerindeki yetişkinleri çok heyecanlandırdığını da fark ederler: “Dudaklarımla ‘ma-ma-ma-ma’ sesini çıkardığımda beni besleyen o hoş kadın çok mutlu oluyor. ‘Da-da-da-da’ sesini çıkardığımda beni havaya fırlatıp tutan gür sesli hoş adam etkilenmiş görünüyor. Daha da ilginçi, ben bu sesleri çıkardığımda onlar da aynı sesleri çıkarıyor. Bu harika bir oyun. Sanırım bunu tekrar yapacağım!”
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·455 syf.·
Beğendi
·
12 günde okudu
·
2025 26. kitabı
Şevket Süreyya Aydemir
9/10 · 602 okunma
Eve vardık, bir kapı açtı. Önce bizi buyur etti, girdik. Orta boylu, kumral, sakin bakışlı, daha ilk görünüşte bir Rumeli insanı olduğu anlaşılan kendi halinde biriydi. Ev, ağaçların gölgelediği, geniş saçaklı, alçak bir toprak damdı. Odaya girince tam karşı duvarda büyük bir şömine gördük. Üzerine çeşitli eşya sıralanmıştı. Burası filmlerde görülen basit, fakat toprağın bir parçası olan Amerikan çiftlik evlerini andırıyordu. Şöminenin bir tarafında duvara ıslı küçük bir yazı levhasının dikkatimi çektiğini gördü. Yazı Farsça bir beyitti: «Cengû heftâd dû millet heme râ özr binin, Çün nedidend hakîkat, heme efsâne zedend...» — Bu beyiti hatalı yazdırmışım, ama ben farkında değildim. Yanlışı, bir ziyaretinde Hasan Âli buldu. Manasını çıkarabildiniz mi? — Pek değil… — Manası şu: “Dünyada yetmiş iki millet birbirleriyle boğuşmak için daima bahane buldular. Çünkü hakikat göremediler ve her zaman, gerçek olmayana, yani efsaneye saplandılar...” Siz bunu nasıl edersiniz? Bir masa başındaydık. Ev sahibi büfeden bir şişe aldı. Masanın üstüne üç kadeh koydu, kadehlerimize vermut doldurdu: — Hele şunları alın da… Kadehlerimizi kaldırdık, içtik. Biraz fasılâ oldu. Sonra konuştu: — Bu bitmeyen dava, nizamlar ve insanlar çatışmasıdır. Nizamlar, insanların eseridirler. Ama insan, nizamlar üstündeki hâkimiyetini kaçırırsa, nizamlar insana hükmederler... Halbuki aslında, dinler de, saltanatlar da, rejimler de, doktrinler de insanlar içindir. Yoksa insanlar bunlar için değil…
Sayfa 266·Kitabı okudu
Alıntı
Çocukların önünde ilk kelimeyi yazan hoca, onların kafalarında yaratılacak yeni bir âlemin ilk temel taşını atan usta gibidir. Bu âlem, insan uygarlığının en etkili, en devamlı zinciri olan yazılar âlemidir. Onların önünde bu yeni âlemin kapısı, sizin kara tahtaya çizdiğiniz işaretlerle açılmaktadır. Onlardan her biri, önlerine açılan bu yoldan nerelere kadar ilerler bilinemez. Ama siz bu işaretleri yazarken, ömrü binlerce yıla varan ve daha nice binlerce yıla varacak olan bu yola yeni bir kuşağın öncülerini elinizle salıyorsunuz demektir.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı
10/10
·1115 syf.·
Beğendi
·
54 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 17:27
·
2025 25. kitabı