İnsan pek zor bir yolla ya kaderine boyun eğmeyi öğrenir(ki o zaman bedeni ağır ağır, giderek kendi yönünü bulur), ya da keder yıkar onu, (duyduğu kedere veya kişiliğine göre) artık bir daha ayağa kalkamaz.
Sanıyorum ki, çok sıkı tuttukları için zaman, ıslak elden kayan yılan gibi akıp gidiyor ellerinden. Zamanın kendisine gelmesini beklemez. Kollarını açıp, yakalamak için peşinden koşar.