Carlus Magsen

Carlus Magsen
@Farrasch
25 kütüphaneci puanı
620 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
Gerçeklere inanmak yerine, inandıkları gerçek olsun isteyen inanılmaz bir kitle var. İnsanoğlunun irrasyonel eğilimlerini hafife almamak gerek.
Reklam
Edebiyatta en başarılı millet
Konu başarıysa: Ruslar Dostoyevski'si, Tolstoy'u, Gogol’u, Puşkin’i dile getirdiği an, Fransızlar Balzac’ı, Hugo'yu, Flaubert’i, Racine’i yapıştırır. İngilizler Shakespeare’den, Conrad’dan, Woolf’dan, Eliot’dan bahsederse, Almanlar Goethe’yle, Heine’le, Böll’le, Hesse’yle karşılık verir. İtalyanlar Dante, Pavese, Manzoni, Eco derse, Amerikalılar Poe der, Hemingway der, Melville der, Faulkner der. İrlandalılar Joyce, Swift, Beckett, Shaw güzellerken, İspanyollar Cervantes’i, Unamuno’yu, Jimenez’i, Lorca’yı haykırır. Portekizliler Pessoa’yı, Saramago’yu övgüye boğarken, Arjantinliler Borges’i, Cortazar’ı yedirtmez. Yapılacak şey, her milletin en iyilerini bulup okumak.
Tekil-Çoğul, Tikel-Tümel Mevzusu
Tekillik-çoğulluk, tikellik-tümellik gibi kavram çiftleri birbirine karıştırılıyor. Bilip bilmeden kullanmayın şunları be! Neyse, karışıklığı düzeltelim: Tekillik-çoğulluk, gramerin konusudur. Tikellik-tümellik, mantığın konusu. Masa örneğinden gidelim. Gramer açısından; Masa: tekil Masalar: çoğul Mantık açısından; Masa: tümel Masalar: tikel Bunların karıştırılmasının esas nedeni veya nedenleri, tümeli sanki bir şeyin çokluğu imiş gibi anlamaları; ayrıca tekili tikel yerine, tikeli de tekil yerine kullanmaları, hatta tikeli “tekil” zannetmeleri. Biraz daha açayım: Masa örneğinden gidersek, masa, mantık sahasında tümeldir; tüm diğer masa örneklerinden çıkarılmış bir kavramdır. Gramatik olarak çoğul ek içermediği için de tekildir masa. Yani hem tekil hem de tümel. Masalar ise, masa kavram dünyasının sadece “belli bir kısmına" işaret eder, “hepsine değil”; bundan dolayı tikeldir, gramatik açıdan ise çoğul eki aldığı için çoğuldur. Yani hem tikel hem de çoğul. Eyyorlamam bu kadar. Afiyet olsun.
Taş yürekli filan değildir bu insanlar; imgeleme güçleri, kendi dertlerinden, acılarından, gözle görüp elle dokunabildiklerinden ötesine erişmemektedir, o kadar. Aynı kişiler, ağlayan bir çocuğun resmi karşısında, sıradan bir filim, bir öykü, bir oyun karşısında içlenir, üzülür, ağlar. İmgeleme güçleri ancak, bir tür somutluk karşısında canlanır, kıpırdar.
Sayfa 155·Kitabı okudu
"Uyuyan bir insanı uyandırmak kolaydır; ama uyuma numarası yapan bir insanı uyandırmak çok zordur." İndira Priyadarshini Gandhi
Reklam