Carlus Magsen

Carlus Magsen
@Farrasch
Puan vermedi·304 syf.··
2026 6. kitabı
Kara mizahın dibini sıyıracak kadar esprilerle dolu, insanı hayattan soğutacak kadar çaresizlik içeren, bir yerden sonra kahramanımızın umursamaz tavrıyla zirve yapan nefis bir kitap. Okuyacaklara ön uyarı: Askeri terimlerden sıkılıyorsanız; savaşa hazırlık, mücadele, bol antrenman, ilgili silahların kullanımı gibi süreçlere yüz vermiyorsanız uzak durun. Fakaaaaaat... Uzay-zaman yolculuğu, dünya dışı yaşam ile temas, yaşanan uzun soluklu bir savaş, gerilimi bol bir aksiyon, dünyanın geleceğine dair çeşitli tahminler-projeksiyonlar, insanın sadece yabancı türlere değil, insanın yine insana yaptıklarında daha ne kadar ileri gidebileceğine dair muhteşem tespitler, tüm bu umutsuzluk içinde bir tutam aşk ve tüm bunları kapsayacak şekilde insanoğlunun (günahıyla sevabıyla) bir başka zeki yaşam formuyla olan inanılmaz mücadelesinden keyif alabilecek biriyseniz... Okuyun. Mutlaka okuyun...
Bitmeyen SavaşJoe Haldeman · İthaki Yayınları · 2017469 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·256 syf.··
2024 8. kitabı
Atlantik açıklarında yelkenlisi ile yol alırken talihsiz bir kaza geçirip şişme bot ile Afrika açıklarından ta Güney Amerika kıyılarına ulaşmayı başaran bir kazazedenin akıl almaz öyküsü. Oldukça etkileyici bir kitap, “kurtuluş öyküleri” türündeki kitaplar içerisinde bendeki yeri ayrı. Yazar, uğradığı bu inanılmaz kurtuluş hikayesini tüm ayrıntısıyla, gün be gün anlatıyor. Okuru hem çaresizlik hem de mucizeler eşliğinde bir kıtadan diğerine taşıyan bir kitap. Insanın en umutsuz anda bile yaşama tutunma içgüdüsünün ne denli güçlü ve baskın olduğunu, en zor şartlara dahi nasıl dayanabildiğini, deyim yerindeyse uyum sağlayabildiğini göstermesi açısından muhteşem bir kitap. Bu olağanüstü yolculukta kazazedemizin yiyecekleri tükenince balıkları hangi yöntemlerle yakaladığı, suyunu nasıl temin ettiği, saldırgan deniz canlılarından nasıl korunmaya çalıştığı detaylı bir şekilde anlatılmakta. Baskısı olmayan bir kitap, sahaflar turlanacak, çare yok. Değer mi? Değer. Ama
Başıboş - Denizde Kayıp Yetmiş Altı GünSteven Callahan · Naviga · 201524 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 4. kitabı
Bilim kurgu denince, akla kuşkusuz bu türün altın çağının üç büyük ismi gelir: Asimov, Clarke, Heinlein (Sıralamam da bu şekilde olurdu). Bu dönem kabaca 1938-46 arasını kapsar. Bir on yıl sonra, yani 1957'de Fred Hoyle tarafından kaleme alınan ve şu an incelediğimiz Kara Bulut adlı kitap, başta adı geçen üç dev ismin bol ödüllü eserlerinden aşağı kalır değil. Her nedense, böylesi müthiş bir bilim kurgu klasiği kimsenin gözüne çarpmamış. En azından bu türün klasiklerinin yakaladığı popülerliğe ulaşamamış gibi. Kitabın içeriğini burada anlatıp "inceleme soslu" bir özet sunma niyetim yok. Belki bir iki cümle ile tanıtıp başka kısımlara değineceğim. Gözlemler sonucunda güneş sistemine yaklaştığı keşfedilen ve hesaplanan açıyla ilerlediği sürece dünyayı kuşatması beklenen kozmik bir kara bulutun, insanlığı siyasi, sosyolojik, ekonomik, askeri ve psikolojik anlamda nasıl ve ne süreyle etkileyebileceğini tartışan bir grup bilim insanının karşılaşılan sorunlara çözüm bulma serüvenini anlatıyor kitap. (Yapay zeka değil, alın teri :) Diyalog kurma, sürdürme konusu kitaplarda olduğu gibi filmlerde de önemsediğim bir konu. Bir filmin kaliteli mi yoksa kalitesiz mi olduğu, filmde geçen diyalogların yüzeysel olup olmadığından rahatlıkla anlaşılabilir. İnce işlenmiş, üzerine düşünülmüş, kafa yorulmuş ve derinlik kazandırılmış diyaloglar, senaryoya hem çok boyutluluk hem de sahicilik katar. Kitaplar için de durum böyledir. Bazı kitaplar diyalogları kısa tutup, karakterin kendi iç sesinden derin betimlemeler, ayrıntılı düşünceler aktarma yolunu seçse de, bunun sohbet esnasında gerçekleşmesi farklı bir doku kazandırır esere. İşte bu kitap, neredeyse tüm süreci diyalog üzerinden yürütüyor. Bilim insanlarının bir sorunu ele alış tarzına, o sorunu çözme girişimlerine, eksik veya
Kara BulutFred Hoyle · İthaki Yayınları · 2022206 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2020 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 00:15
Fiziki Coğrafya’nın kurucusu olan Alexander von Humboldt’un hayatını anlatan biyografik bir eser. Tarihe damgasını vurmuş isimlerin hayatlarının kuru bir tonda anlatıldığı nice benzeri biyografilerden farklı olarak, gereksiz ayrıntılara girmekten sakınılmış, yorucu olmayan, sadeliğe özen gösterirken bunu basite veya ucuza kaçmadan yapan, ünlü kâşifin hayat hikayesinin epey sürükleyici olmasından da güç alarak bunu oldukça edebi bir dille, merak unsurlarını da koruyarak yapan çok hoş bir eser. Bir çırpıda okunacak kitaplardan. Keşifler sizi heyecanlandırıyorsa, bu keşifleri gerçekleştiren kâşifler ilgi alanınıza giriyorsa, bu kişileri harekete geçiren motivasyonun arka planını da merak ediyorsanız, okumanız gereken bir kitap. Yorulmak nedir bilmeyen enerjisiyle Güney Amerika’dan Sibirya’ya uzanan, en çetin şartlarda, aylar hatta yıllar süren bu yolculukları gerçekleştiren gezginimize eşlik etmek isteyen buyursun. Keyifli okumalar!
Doğanın KeşfiAndrea Wulf · Ayrıntı Yayınları · 2017167 okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2017 492. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2017 11:37
Bu ünlü bilimkurgu klasiği, beni bilimiyle değil, kurgusuyla da değil, felsefi zeminiyle vurdu. Çok mu katılacağım, enfes tespitler silsilesi yağdırmakta kitap? Yoo, ondan değil. Ortaya attığı hemen her savın sıkı bir temellendirmesi var. Bu açıdan, yazar, oy hakkı, vatandaşlık, yurtseverlik, demokrasi, savaş, askerlik, felsefe, tarih, geçmiş, gelecek gibi konular üzerine, belli ki çokça düşünmüş. Bir deneme şeklinde kaleme alınmış olsaydı dahi, benim açımdan değerinden bir şey yitirmezdi; işte böylesi fikirlerin zemin bulduğu, okuru kafa yormaya zorlayan, kafa yormak istemeyenlerin kitabı zaten yarım bırakacakları, yer yer sıkıcı olmasına rağmen sırf konuların ele alınış şekilleri ve nasıl temellendirileceğine dair merakla beni son sayfaya kadar taşımış olan bir kitap. 97 yılında filme de uyarlanmış, belki oradan hatırlarsınız. Kitabın konusuna gelirsek.. Zengin, paralı, kalburüstü bir ailenin ferdi olan kahramanımız, mezun olur olmaz, soluğu askerliğe başvurmakta alır. Bunda biraz yakın arkadaşı Carl'ın, babası zengin olmadığı için bir nevi mecburiyetten askeriyeye başvuran şu bizim fukara Carl'ın, biraz da Carmen'in, şu matematiği de iyi olan ve askeriyede pilot olmayı kafasına koymuş güzel Carmen'in gazıyla, ailesinden habersiz, duyulduğunda kendisine karşı tavır alacak olan babası ve iki gözü iki çeşme annesini karşısına alma pahasına, bir heyecan gidip başvuru yapar. Bir de askerliğini tamamlayanlar tam vatandaş sayıldıklarından, oy kullanabilmektedirler, bu da babasından bağımsız kendi istekleri doğrultusunda bir hayat yaşayıp, kendi seçimlerini yapma noktasında kahramanımızı cezbetmişe benzer. Yaşasın ergenlerin ebeveynlere isyanı, hurraaa.. Dersleri ortalamanın biraz üzerindedir, ama buna bakılmaz. Çevik Piyade grubuna alınır. Biraz da eğitimli haline
Siyaset
Yıldız Gemisi AskerleriRobert A. Heinlein · İthaki Yayınları · 2016476 okunma