tüm camları açıp
evi havalandırıyorum
o mutfak masasının ortasındaki vazoya
güller koyuyorum
mum yakıyorum
ve tertemiz olana kadar
bulaşık makinesini düşüncelerimle dolduruyorum
sonra küvete gitmeyi düşünüyorum
dünü saçlarımdan temizlemeyi
Bir filmi izler gibi izliyorsunuz hayatı.
Ölüm hep başkalarına bulaşıyor.
Acı hep başkalarına.
Gitgide kirleniyorsunuz oysa.
Gitgide çirkinleşiyor yüzünüz.
de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
İstanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!
de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten — hakikaten — ten değiştiren yüzüm!
göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin — sevinçten ağlayacaksın gülüm — ki
işe o vakit bana — doğrudur! —
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!
(...)