Nasıl ki dil ile “ateş” demek dili yakmıyor, “su” demek harareti dindirmiyor, “ekmek” demek karnı doyurmuyor, “kılıç” demek vücudu kesmiyorsa; aynı şekilde sadece dille kelime-i tevhid söylemek de kişiyi kötülüklerden alıkoymaz.
“La ilahe illallah”ın mânası gitmiş sadece birtakım harfler ve lakırdılar kalmışsa bu, kelime-i tevhid kalesinin mânadan yoksun bir şekilde dille anılmasıdır.
Kesb, kulun kulun kazancıdır; vehb ise yüce Allah’ın isyanıdır.
Aslında her “kesb” aynı zamanda “vehb”dir. Her şey sebepler dairesinden bakıldığında “kesb”, ama itikad ve kudret dairesinden bakıldığında “vehb”dir.