Fatih Başaran

Fatih Başaran
@FatihBasaran
Ege Üniversitesi/İletişim Fakültesi
Bursa
2 Şubat
87 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Yaşamın atomlaşması onu radikal bir şekilde ölümlü yapar. Genel huzursuzluk ve telaşa yol açan da bu özel ölümlülüktür işte. Üstünkörü bir bakışla bu huzursuzluğun her şeyi hızlandırdığı izlenimi uyanabilir. Oysa gerçekte yaşam hızlanmamıştır. Yaşam daha hummalı, daha girift, daha amaçsız bir hal almıştır sadece. Zaman da dağılmış olduğundan, düzenleyici bir güç teşkil etmez. Böylece yaşamda şekil veren veya nihai dönüm noktaları meydana gelmez. Yaşam süresi artık bölümlere, bitimlere, eşiklere ve geçişlere bölünmez. Aksine, bir şimdiden diğerine aceleyle geçip durulur. İnsan yaşlanmadan yaş alır. Nihayetinde, uygunsuz bir zamanda yok olur gider. İşte bu yüzden ölmek hiç olmadığı kadar zordur bugün.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
2024 34. kitabı
Byung-Chul Han
8.2/10 · 1.381 okunma
Temel özelliklerle duyulur nitelikler arasında zorunlu bağlantılar bulunmamakla birlikte, çoğu durumda olgusal bir bağıntı vardır, bu bağıntının genelleştirilmesi de, mantık açısından temellendirilmiş olmasa bile, uzun süre, hem kuramsal, hem pratik açıdan verimli bir işlem olabilir. Tüm zehirli özsular acı ve yakıcı değildir, tersi de doğru değildir bunun; bununla birlikte, doğanın yapısı sonucu, estetik duyguya doyurucu gelen bir denklik, aynı zamanda nesnel bir gerçekliğini de dile getiriyormuş gibi davranmak, hem düşünce, hem de eylem açısından daha verilimlidir. Burada bunun nedenini araştırmak bizim görevimiz olmasa bile, biçim, renk, koku gibi belirgin bir özellikle donanmış türlerin gözlemciye “sıra hakkı” diye adlandırabileceğimiz bir şeyi: bu görünür özelliklerin aynı biçimde benzersiz, ama gizli niteliklerin göstergesi olduğunu varsayma hakkını verdikleri düşünülebilir. İkisi arasındaki bağıntının da duyulur olduğunu (diş biçiminde bir tohumun insanı yılan sokmalarından koruduğunu, sarı bir özsuyun safra kesesi hastalıklarına bire bir olduğunu, vb.) benimsemek, geçici olarak, her türlü bağlantıya sırt çevirmekten daha iyidir; çünkü sınıflandırma, karışık ve nedensiz bile olsa, dökümün zenginlik ve çeşitliliğini korur; her şeyi göz önüne almak gerektiğine karar vermekle bir “bellek” oluşturulmasını kolaylaştırır. Şurası gerçek ki, bu tür yöntemler insanın doğaya bir başka yandan el atabilmesi için zorunlu olan kimi sonuçlara götürebilirdi. Söylenenler ve töremler, sık sık ileri sürüldüğü üzere, gerçeğe sırtını çevirmiş bir “uydurma işlevi”nin ürünü olmak şöyle dursun, belirli bir türden buluşlara, yani duyulur dünyanın duyulur niteliklere göre düzenlenişinden ve kurgul açısından kullanılmasından başlamak üzere, doğanın olanak verdiklerine tam olarak uygun
Sayfa 43·Kitabı okudu

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·384 syf.·
2024 33. kitabı
Claude Levi-Strauss
7.1/10 · 78 okunma
Birinin dikkat çekecek kadar cesur olduğunu ifade edebilmek için pek çok dilde testis kelimesinin eşanlamlılarını kullanırız. Almanca’da Eier in der Hose haben, Fransızca’da avoir des couilles, Türkçede “taşaklı olmak”. Ernest Hemingway 1932’de Öğleden Sonra Ölüm adlı ünlü romanında bir matadorun cesaretini anlatabilmek için ilk kez cojones (testisler) kelimesini kullandı; ne de olsa boğa güreşi demek İspanya, yani cesur İspanyol testisleri demekti. Fakat erkek cinsel organları Batı kültüründe çok daha önceleri asalet ve yiğitlik kaynağı sayılıyordu.
Sayfa 25·Kitabı okudu