Yaban Düşünce

Claude Levi-Strauss
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 53 dk.
Sayfa Sayısı:
384
Basım Tarihi:
Mart 2018
İlk Yayın Tarihi:
1968
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
La Pensee Sauvage
ISBN:
9789753633444
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

2/10
·384 syf.··
2022 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2022 15:04
Öncelikle kitabın okunmasının ve anlaşılmasının çok zor olduğunu belirtmek istiyorum. Geçen Terimler, anlatım dili, devrik cümleler, kitapta çok daha rahat ifade edilebilecek cümleleri anlaşılmaz terimlerle içinden çıkılmaz hale getirmiş… Bu nedenle malesef kitabı tavsiye edemeyeceğim !!! Kitap yaban düşüncenin (yani ilkel denilen toplumların) totemcilik kavramının gerçekte içi boş ve yakıştırma bir kavram olduğunu, gerçekte antropologların düşüncesinde doğduğunu belirtiyor. İki tür insandan söz edenlerin tersine ne denli eskilere gidersek gidelim, insan düşüncesinin nesneleri hep karşılaştırıp birleştirdiğini, ayırıp sınıflandırdığını anlatıyor. Kitap yaban düşüncenin kendi içindeki Tutarlılığını , doğayı kültüre dönüştürme başarısını vurgulayıp, temelinde yer alan doğa - kültür özdeşliğinin altını çiziyor. Kitaba göre insanlığın düşünce tarihinde iki aşama var 1. Aşama YABAN DÜŞÜNCE; son derece soyut Ve doğmasına olanak sağladığı karşıtı; 2. Aşama MODERN DÜŞÜNCE; Bilimsel ve olgusal Aslında kitap ; YABAN DÜŞÜNCENİN, MODERN DÜŞÜNCENİN EVRİMSEL İLK AŞAMASI OLDUĞUNU vurgulamak istiyor. Birbirlerine karşıtta olsa modern düşüncenin yaban düşüncenin içinden çıktığını, bu nedenle yaban düşünceyi ayrımcı bir tavırla dışlayıp aşağılamamamız gerektiğini anlatıyor.
Yaban DüşünceClaude Levi-Strauss · Yapı Kredi Yayınları · 201878 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 515. kitabı
YABAN DÜŞÜNCE CLAUDE LEVI-STRAUS 1908-2009 arasında yaşamış Fransız antropolog, etnolog ve yapısalcı antropolojinin en önemli ismi Claude Lévi-Strauss tarafından ilkel insanların kültürünü ve düşüncesini daha iyi anlamak üzerine yazılmış, kendi alanında bilimsel irdelemeler ve tezler ortaya koyan değerli bir kitap. Düşünürün bu kitapla ortaya koyduğu en önemli yenilik, ilkel insanı basit insan olmaktan çıkarıp, yapısalcı bir yöntemle, çok daha derin bir birikime ve tecrübeye sahip olduklarını göstermek olmuştur. Böylece aydınlanmacı düşünce tarzının ortaya attığı “yaban” kavramının geri-ilkel(gelişmemiş anlamında) anlamlarından kurtarılıp özgün düşünce yapısının ortaya konulmasına gayret edilmiştir. Günümüz toplumlarının bakış açısı Descartesten bu yana daha da ilerleyerek insanı akılcı bir bakışla geliştiren ve doğaya hakim etmeye çalışan bir yapıdadır. Yaban düşüncede ise insan daha çok doğayla içiçe ve doğaya uyum içinde kendini konumlandırmış durumdadır. Orada ne doğa insana hakim ne de insan doğanın efendisidir. İkisini de aşan büyüsel bir dünyanın parçasıdırlar. İnsan doğayı anlayarak bağlantı kurmuş ve bağlanarak hayatını devam ettirmiştir. Ortaya koydukları da bu yapıdadır. Modern zamanlarda ise insan doğaya hükmetme derdine düşmüş ve kendimi ayrıcalıklı bir yere konumlandırarak doğayla olan bağlantısını ve bağını koparmış ve git gide sonunu getirmektedir. Okunabilir güzel bir eser. Özellikle insanı evrimsel bir süreç ürünü olarak görmek isteyenler için ideal bir eser.
Yaban DüşünceClaude Levi-Strauss · Yapı Kredi Yayınları · 201878 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2020 163. kitabı
Çok zor kitap. Okumakta fazlasıyla zorlanıyor insan. Konu ile ilgili bilgi sahibi olmak pek fazla etkili olmuyor. Çalışma çok özel ve özel ilgi istiyor. Bu kafaya yetecek bi kafa lazım
Yaban DüşünceClaude Levi-Strauss · Yapı Kredi Yayınları · 201878 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Claude Levi-StraussYazar · 15 kitap
Claude Lévi-Strauss, Yahudi asıllı Fransız bir ailenin çocuğu olarak, 28 Kasım 1908 tarihinde Brüksel'de dünyaya geldi. Sanat eğitimi almış olan babası Raymond Lévi-Strauss, portre ressamlığı ile uğraşıyordu, annesi Emma Lévi-Strauss ise eğitimli bir ailedendi. Lévi-Strauss'un çocukluğu, Paris'te elit bir çevrede geçti. Babasının 1914 yılında I. Dünya Savaşı nedeniyle askere gidişinin sonrasında annesi ile birlikte Versay Başhahamı olan dedesi Emile Lévy ile yaşamaya başladı. Her ne kadar istemese de, Paris Sorbonne Üniversitesi'nde hukukbilimi ve felsefe okudu. O dönem Lévi-Strauss, Marx ve Freud'u keşfetti. León'da bir lisede iki yıl kadar ders verdikten sonra, 1935 yılında Sâo Paulo Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmaya başladı. 1935'ten 1939'a kadar, Amozonlar'da Etnografik Elcilige el attı. II. Dünya Savaşından kısa süre önce Fransa'ya geri döndü. Gönüllü askerlik hizmetini yaptıktan sonra, New York'ta bir okulda ders vermek için, tekrar Fransa'yı terk etme kararı verdi. Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı. Descartes ve Sartre'a şiddetle karşı çıkan yapısalcılığın kurucusu ünlü Fransız antropologudur. Levi-Strauss'a göre, biz öncelikle bilinç değil de, dilin, kültürün ve eğitimin ürünü olan toplumsal yaratıklarız. Felsefeyi çokça meşgul eden özne-nesne ayrımı üzerinde hiç durmayan Levi-Strauss, yapısalcılığın bir bilim olduğunu söyler.[2] Buna göre, yapısalcılık işe, insan etkinliğinin temel öğelerini, eylemleri ve sözleri sınıflayarak başlar ve daha sonra bu öğelerin nasıl birleştiğini inceler; yapısalcılık, bundan dolayı her tür insan etkinliğiyle ilgili nesnel yasalara ulaşmayı amaçlayan bilimsel bir araştırmadır. Yapısalcılıkla ilgili fikirlerinin temelini Ferdinand de Saussure’un modelinden alan Levi Strauss, aynı zamanda kendisinden sonra gelen kuramcılara da önderlik etmiştir. Saussure yapısal analizi, "ezeli evrensel insan gerçeklerinin" keşfedilmesinde bir yöntem olarak sunmaktadır. Saussure Dil'i bir yapı olarak ele almakla, yani dili kendi içögelerinin işleyişi bakımdan değerlendirmekle bu yöntemi geliştirmiştir. Levi-Strauss içinse, özellikle, evresensel insan gerçeklikleri, insan olma niteliği sayesinde bütün insanlar tarafından paylaşılır ve yapının her düzeyinde gözlemlenebilir hale gelmektedir. Levi-Strauss, kültürel alanı Saussure'ün yöntemiyle değerlendirmeye girişir. Tıpkı, bir göstergeler sistemi gibi ele alır Kültür olgusunu. Yapının farklı düzeylerinde ele alınma biçimlerinden biri ise Levi-Strauss'un bu yapı taşları arasındaki ilişkilerin benzerlik ya da farklılık prensibi dahilinde "çift kutuplar" (binary pairs/binary oppositions) etrafında gerçekleşmesidir. Bu çiftler, farklı olmalarıyla Saussure'ün paradigmalar fikriyle ya da aynı olmalarıyla sentagmalar ile "değiştirilebilir" duruma gelmektedir. Levi Strauss'a göre üniteler ya da ögeler arasındaki ilişkiler çiftler aracılığıyla anlaşılabilir. Elmanın elma olduğunu armut ya da kavun ya da karpuz ya da çilek olmadığını bildiğiniz için söyleyebilirsiniz. Ama elmanın "ne" olduğunu elmayı bir başka ögeyle karşılaştırarak belirleyebilirsiniz. Levi Strauss için A’nın ya da B’nin ne olduğu değil, A ile B arasındaki ilişkiler önemlidir. Çünkü, yapısalcılık, bir şeyin başka bir şeyle ilişkisini temellendiren Sistemin ya da Yapı'nın kendisiyle ilgildir esas olarak. Önemli eserleri - Les Structures élémentaires de la parenté (1949) - Race et histoire (1952) Irk ve Tarih - Tristes tropiques (1955) Hüzünlü Dönenceler - Anthropologie structurale (1958) Yapısal Antropoloji - Le Totemisme aujourdhui (1962) - La Pensée sauvage (1962) Yaban Düşünce - Mythologiques I-IV - - Le Cru et le cuit, 1964 - - Du miel aux cendres, 1966 - - L'Origine des manières de table, 1968 - - L'Homme nu, 1971 - Anthropologie structurale deux (1973) - La Voie des masques (1972) - Paroles donnés (1984) - Histoire de lynx (1991) - Regarder, écouter, lire (1993) - Myth and Meaning (1978); Mit ve Anlam, çev. Gökhan Yavuz Demir, İthaki Yayınları, Şubat 2013