Fatih Başaran

Fatih Başaran
@FatihBasaran
Ege Üniversitesi/İletişim Fakültesi
Bursa
2 Şubat
87 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·407 syf.·
2024 23. kitabı
Şevket Süreyya Aydemir
8.5/10 · 5,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kohn, çalışmasında sosyal sınıf temelli iş rolleri için beklentisel sosyalleşme kavramını kullanmıştır. Buna göre, ana babalar çocuklarının toplumdaki yetişkin rollerine hazırlanacak şekilde sosyalleşmelerini sağlıyorlar. Şöyle ki, orta sınıf bir çocuğun sosyalleşmesinde bireysel özerkliğin üzerinde duruluyor çünkü orta sınıf mesleklerinde bireysel karar alabilme özelliği gerekli. Öte yandan, işçi sınıfı ana babalar çocukta itaate ve uyuma önem veriyorlar çünkü bu özellikler işçi sınıfı mesleklerinde daha işlevsel.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Önceden yapılan çalışmalarda, çevrenin gereklerine uyum sağlamanın ana baba amaç ve davranışlarının temelini oluşturduğuna işaret etmişti. Örneğin, bebek ölüm oranının yüksek olduğu ve çevrede tehlikelerin bulunduğu kırsal toplumlarda, ana babanın çocuğu koruma ve çocuğu hayatta tutma amaçları, çocuğu itaate yönelik sosyalleştirmeye ve yüksek doğurganlığa yol açıyor. Çünkü tehlikeli ortamlarda çocukların güvenliği için itaatkâr olmaları, bağımsız olmalarından daha işlevseldir.
Sayfa 69·Kitabı okudu

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·464 syf.·
2024 22. kitabı
Çiğdem Kağıtçıbaşı
8.8/10 · 34 okunma
Bulvar tiyatrosu ile avangard tiyatronun birbirine karşıt portreleri bizzat oyundan çıkarılabilir: Bir yanda teknik açıklık ve beceri, neşe, hafiflik ve davranışlarda serbestlik gibi ‘’Fransızlara özgü’’ nitelikler vardır; diğer yanda ‘’gösterişli bir sadeliğin ardına gizlenmiş iddia’’, ‘’takdimdeki blöf’’, ciddiyet zihniyeti, mizah yoksunluğu ve sahte ağırbaşlılık, anlatımdaki ve dekorlardaki keder (’’ne derseniz deyin, siyah perdeler ve iskele kesinlikle işe yarıyor’’). Özetle, karşıtlığın bir tarafında, ‘’hafiflikten korkmayan’’, neşeli, keyifli, canlı, sıkıntısız, hayatta-nasılsa-öyle addedilen yazarlar, oyunlar, konular ve sözler vardır, diğer tarafında ise ‘’düşünceye dalmışlar’’, yani kederli, sıkıcı, sıkıntılı ve karanlık olanlar. ‘’Biz kıçımızla güleriz, onlar düşünür’’. Bu karşıtlık aşılamaz, çünkü ‘’entelektüeller’’ ile ‘’burjuvaları’’ görünürde en çok ortaklaştıkları çıkarlarında bile ayırmaktadır.
Sayfa 156·Kitabı okudu