Fatih Başaran

Fatih Başaran
@FatihBasaran
Ege Üniversitesi/İletişim Fakültesi
Bursa
2 Şubat
87 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Tarihin insanlar tarafından yönetileceği umudu ve bunun getirdiği kararlılık, insan tarihinin peşpeşe sıçrayışları, beklenmezlik ve denetlenemezlik bakımından doğal felaketlerle yarışır hale gelip, hatta onu aşınca, tamamen yok oldu.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yeni popülist liderler, ulusal egemenliğin krizde olduğu bir dönemde ulusal liderlik istediklerinin farkındalar. Bu egemenlik krizinin en önemli belirtisi, hiçbir modern ulus-devletin kendi ulusal ekonomisi denebilecek bir şeyi yönetmiyor olması. Bu, en zengin ülkenin de, en fakir ülkenin de ortak sorunu. ABD ekonomisinin azımsanmayacak bir kısmı Çin’in elinde, Çin için Afrika, Latin Amerika ve diğer Asya ülkelerinden gelen hammaddeler elzem, herkes bir ölçüde Ortadoğu petrolüne ihtiyaç duyuyor ve tüm modern ulus-devletler küçük bir sayı oluşturan zengin ülkelerden gelişmiş silah ve mühimmat satın almaya mecbur. Ulusal egemenliğin temeli olarak ekonomik egemenlik, zaten her zaman şüphe duyulacak bir şeydi. Bugün ise, gitgide geçerliliğini yitiriyor. Modern devletlerin koruyup geliştirme iddiasında olacağı bir ulusal ekonominin yokluğunda, devletler ve yönetime talip popülist hareketlerin, ulusal egemenliği icra etmek için kültürel çoğunlukçuluk, etnik milliyetçilik ve içerideki entelektüel ve kültürel muhalefeti bastırma yoluna gitmesi şaşırtıcı değil. Başka bir deyişle, ekonomik egemenliğin her yerde çöküşü, kültürel egemenliğin vurgulanmasına sebep oluyor.
Sayfa 18·Kitabı okudu

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
2023 55. kitabı
Kolektif
8.8/10 · 66 okunma
1969 iki ilginç ismi bir araya getirir: İzmirli genç kız Sezen Seley, Ajda Pekkan ve Durul Gence’nin de yer aldığı jüriyi geçemez ve elenir. Birinciliği ise İtalyan Lisesi’nde okuyan İstanbullu bir genç kız kazanacaktır: Nilüfer Yumlu. Yumlu, bu yarışmadan sonra bir süre okuluyla ilgilenir. 1972 sonrasında ise Nino Varon elinden tutar ve Dünya Dönüyor’dan Geceler’e uzanan şahane şarkıları birbiri ardına onun yorumuyla dinlemeye başlarız. Bu yarışmada elenen Sezen Seley ise 1975 sonrasında Sezen Aksu olarak hayatımıza girer.
Sayfa 277·Kitabı okudu
‘90’lı yıllarda, daha önce “Türkçe sözlü hafif müzik” olarak anılan türe, “Türk popu” denilmeye başlanır. Türkiye’deki seyrine 50’li yıllarda rock’n’roll, twist, ça-ça, çarliston, samba gibi türlerin girişiyle başlayan Batı Müziği, ‘60’lı yıllarda geniş kitlelerle buluşmuş, ilk yıldızlarını yaratmış ve ilk ciddi ürünlerini vermiştir. 70’li yıllar bu müziğin altın yıllarıdır: “Pop oturup pop kalktık” deyimi tam anlamıyla yerini bulur. Türkiye’nin kayıp yılları olarak anacağımız 80’li yıllar boyunca pek adından söz ettirmeyen Batı Müziği, nihayet, ‘90’lı yıllarda kendi adını koyar: “Türk popu”.
Sayfa 54·Kitabı okudu