Fatih Morca

9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2020 12:07
Anlaşılır bir dille, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunu irdeliyor. Sadece 4. Bölüm dil bakımından biraz zorlayabilir. Küçük hikayeler ve tarihi olaylar ile genelde keyifliydi. Küresel kurumların ne-liberal tavsiyeleri gelişmekte olan ülkelerin önünü tıkıyor hipotezini gelişmiş ülkelerin tarihteki politikalarından örnekler vererek nasıl geliștikleri üzerinden cevaplıyor. Yazar kuramsal iktisat gözüyle bakıyor. Genelde karşılaştığımız Marksist temelden gelen eleştiri yerine daha piyasa içinden çıkmış eleştiriler sunmasıyla faydalı bir pencere oluşturuyor diyebiliriz.
Tarih
Sanayileşmenin Gizli TarihiHa-Joon Chang · Epos Yayınları · 201296 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazen Kanunen zorlaştırmak uygulanırlığa zarar veriyor
Meşakkat teysiri celbeder. Yani güçlük zamanında kolaylık gösterilmek icabeder. Bu kaide çok mühim ve hukukda tâli nâzım vazifesi gören bir esasdır. (...) Bazı hâdiselerde kanunların hâkim olmaması bu esas gözetilmediğindendir. Bugün memleketimizde birçok kimselerin evlenmek için evlenme memuru huzuruna gitmiyerek, eskisi gibi iki şahid huzurunda evlenmelerine, itiyadın tesiri ile beraber, -ilân ve muayene mecburiyeti gibi bazı zorlukların sebebiyet verdiğini ve hukuku tasarrufiyeye müteallik akid ve muamelelerin tescil ettirilmemesi -iktihamı cidden güç olan bir takım merasim ve mükellefiyetten neş’et ettiğini ve mirasa âit muamelelerin istenildiği gibi cereyan etmemesi iştirak halinde mülkiyet gibi -pratik olmayan hüküm ve güçlüklerden ileri geldiğini ve vasiyyetin sımsıkı bir takım şekillere bağlanması insanların son arzularını beyanlarını güçleştirdiğini ve bu yüzden bir çok vasiyyetlerin hükümsüz kaldığını görüp hissetmemek kabil değildir.
Sayfa 157 - Güney matbaacılık Ankara-1948·Kitabı okudu
Hukuk
Örf, Adet ve Teâmül nedir?
Örf ve âdetten başka bir de teâmül tâbiri vardır. Bunlar müradif(eș anlamlı) gibi kullanılır. Fakat aralarında fark vardır. Hükümlerini izahdan evvel bunların mahiyetlerini ve aralarındaki farkı düşünmek faydalı olacakdır. Evvelâ örf, bilmek ve tanımak manasınadır. Maruf, iyi görünen ve tanınan şey demekdir. Marufun mukabili münkerdir. İslâm hukukçuları örfü, aklıselimin iyi gördüğü şey diye tarif ederler. Bu şey marufdur denince bu mâna anlaşılır. Âdete gelince: Âdet itiyad (alışkanlık) edilen, işlenegelen şey demekdir. Teamül, âdetle müradifdir(eș anlamlı) . İstimali galip olan (kullanımı yaygın ) demekdir. Âdet ile aralarında mâna itibarile fark yokdur. Yalnız örf ile bunlar arasında bazı farklar vardır. Şöyle ki: -Örf daima iyi olan şeydir. -Fakat âdet ve teâmül iyi veya kötü olabilir. İyi âdet, fena âdet, iyi teâmül, fena teâmül denir. Lâkin, iyi örf, kötü örf denmez. Çünki “örf” ün mânasında iyilik mündemicdir. Bundan başka amelde örf aklıselime istinad eder. Âdet ve teâmülde ise makûl olup olmamak düşünülmez.
Sayfa 95 - Güney Matbaacılık Ankara - 1948·Kitabı okudu
Hukuk

Fatih Morca

, bir kitap okudu
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2020 2. kitabı
Ha-Joon Chang
7.7/10 · 96 okunma
Demokrasi "bir kişi bir oy" , piyasa "bir dolar bir oy" der.
Piyasa mantığı, bazı açılardan olumlu olsa da, toplumu tek başına ‘bir dolar, bir oy’ ilkesiyle -yönetmemeliyiz, -yönetemeyiz. Her şeyin piyasaya bırakılması; -yoksullar hayatta kalmayı bile başaramazken, -zenginlerin arzularının en anlamsız unsurlarını dahi gerçekleştirebilmeleri anlamına gelir. Dolayısıyla dünya, zayıflama ilaçları için yapılan araştırmalara, sıtmaya harcanan paranın yirmi katını harcamaktadır. Oysa sıtma sebebiyle gelişmekte olan ülkelerde her yıl bir milyondan fazla insan ölmekte ve milyonlarcası da güçten düşmektedir.
Sayfa 239 - Epos yayınları·Kitabı okudu
Hukuk