Endişeli bir yüreğin en büyük arzusu, sevdiği kişiye sonsuza dek sahip olmak ya da ayrılık zamanı gelip çattığında, bu varlığın ancak buluşma günü gelince son bulacak düşsüz bir uykuya dalmasını sağlayabilmektir.
Nasıl ölü bir adam ancak ölü halde görüldüğünde önem taşırsa, tarih sahnesine saçılmış yüz milyon ceset de hayalimizde silik bir görüntüden başka bir şey değildir.
Dehayı gösterebilmek için karşıtının, ölümlülere özgü direnişin ifşa edilmesi, akılsızlığın, hasetin, hıyanetin alçak güçleri gözler önüne serilmelidir.