Kabullenme, bir durumu olduğu gibi görmek ve onu değiştirmeye çalışmaktan vazgeçmek anlamına gelir. Bu, kişinin enerjisini daha olumlu ve yapıcı şeylere yönlendirmesine olanak tanır.
Kendimizi tamamlanmış hissetmenin anahtarlarından biri, sahip olduklarımızın değerini bilmek ve hayatın bize getirdiği zorluklar karşısında sabırlı olmayı öğrenmek biraz da sanırım.
Kabullenmenin başarısızlık değil başarı için ilk basamak olduğunu, merhametin sadece senden acizlere degil bizzat insanın kendine de etmesi gerektiğini, şükretmenin fakirlere has bir eziklik olmadığını kabul etmezsen çok yorulursun.
Yine aynı DSÖ nün yaptığı araştırmalara göre, dünyada yaşayan her insandan biri ömrü boyunca en az bir defa intihar etmeyi aklından geçirdiğini söylüyor. Üstelik bu rakamlar fakir ülkelerden değil, parasal durumunu çözmüş ve bizim idealize ettiğimiz, yerinde olmak için can attiğimiz ülkelerden geliyor. Her şey daha iyiye giderken maddi olarak daha çok dünyada kalmak istemeleri gereken bu insanlar, apar topar buralardan neden gitmek istiyor?