Temel amaç, dertleri ve ortamı belirsiz, her
yere uyum sağlayabilen bu enteresan canlının her türlü sorununu çözebilecek, üretken ve yaratıcı çözümlerin üretilebilmesidir. İnsan beyninin esas varlık amacı, insan zihninin esas donanımının amacı kısaca budur.
Yani o bildiğimiz oyuncakların çoğunun, aslında zihinsel gelişimimiz için olumsuz
etkiye sahip olduğundan şüphelenmemiz için yeterli nedenlerimiz var. Farelerdeki bağlantı sistemini geliştiren o oyuncakların bizdeki karşılığı sosyal etkileşim, duygusal alışveriş, sözel iletişim ve maddesel nesneler arasında yeni ilişkiler kurmayı gerektirecek "icat ve keşif" faaliyetleridir.
Beyin devrelerinin doğumdan ancak birkaç yıl sonra olgunlaşabilmesini sağlayacak şekilde seçilmiş gelişim süreçlerimiz sayesinde bu eşsiz"unutkanlık" nimetinin çok faydasını görürüz.
Sevgi dolu ve olumlu bir aile ortamı, sağlıklı bir beyin gelişiminin temel gereğidir. Şiddet dolu ve huzursuz bir ortamın ise beyin gelişimini ciddi anlamda olumsuz etkileme potansiyeli taşıyan travmatik şartları teşkil ettiğini biliriz. O nedenle insan neslinin sağlığı büyük oranda anne, baba ve diğer aile bireylerinin bebeğe ve birbirlerine karşı olan davranışlarının sağlığı ile ilişkilidir.
Bir bebek zürafa doğumdan sonra dakikalar içinde yürümeye ve süt emmeye başlayabilirken, insan bebeklerinde yürüme bir yılı aşkın zaman alır. Bunun nedeniyse beyin devrelerinin bu işi yapacak kadar olgunlasabil-mesinin ancak bu kadar zamanda mümkün olabilmesidir.