FATİH

FATİH
@Fatihaltndl
"... bir yanımız gülse öbürü ağlar..."
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği
14 kütüphaneci puanı
1158 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Sükûnetle Yaşayıp Coşkuyla Ölmek
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 13:15
“Dünya sana verecek ne dert, ne zevk bulabiliyor, dünyayı perişan ediyorsun.” İnsanlar vardır. Bir de başka insanlar vardır. Yazarlar vardır. Bir de ‘başkalarını’ yazanlar vardır. Bu başkalarını sokaklarda yürürken, lokantada yemek yerken, okulda öğretmenin sorusuna cevap verirken, bir bankta oturup denizi seyrederken ve hayatın daha nice muhtelif sahalarında görürüz. Ancak çoğunlukla kafamızı çevirip bakmayız bile. Çünkü onları da diğer insanlardan sanarız. İlk bakışta onların, başkalarından olduğunu anlamak güçtür. Bundandır ki, üzerinde durmayız. Sonra bir gün bir kitap açar, okumaya başlarız. Bu kitabın sayfaları bize o insanları verir. Bu defa dışarıdan bir gözle değil, kafalarının içinden bakarız onlara. Kitapların güzel bir yanı da bu değil midir zaten? Normalde tanıyamayacağımız bu başkalarıyla kısa bir süre de olsa yol arkadaşı oluruz. Onlarla yer içer, yatar kalkar, umutlanır ve hayal kırıklığına uğrar, hayatımızı tek bir elle çamura batırır ve tekrar geri çıkartırız. Şule Gürbüz de Coşkuyla Ölmek’te bu başkalarını veriyor bizlere. Biz de okuyor, onları anlamaya çalışıyor, ancak ne kadar anlayabiliyoruz? Şule Gürbüz bu kitabında dört ayrı öyküyle konuşuyor bizlerle. Bunlar Ruhuna Fatiha, Akılsız Adam, Akılsız Adamın Oğlu Sadullah Efendi ve Rüya İmiş. Dört öykü dediğime de bakmayın, özellikle ilk üç öykünün okura verdiği hissiyat, karakterlerin sancıları ve bu sancıların sebepleri oldukça benziyor birbirlerine. İlk hikâyede fazlasıyla huzursuz bir karakter buyur ediyor bizi. Aynı zamanda yalnız bir adam… Evi boyandığı esnada kendini dışarılara atıyor. Yalnızlık insanı nasıl düşünmeye sevk ederse, o da bir hayli düşünüyor. Düşündükçe kendine eziyet ediyor. Hep bir arayış içinde, insanlardan bir şeyler bekliyor. Belki biraz ilgi, alaka; belki biraz saygınlık…
1000 Kitap
Coşkuyla ÖlmekŞule Gürbüz · İletişim Yayınevi · 20213,108 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"En Renkli Ve En İyimser Romanım"
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 14:38
Bir ölünün, kendi ölümünü ve sonrasını anlatmasıyla başlıyor Orhan Pamuk'un en iyimser romanı. 'Cinayetle başlayan roman iyimser olur muymuş hiç?' demeyin, oluyor işte. Romanın içeriğinden de bahsedeceğim ama, anlatım biçimi alışılmışın dışında ve ilgi çekici olduğundan, bundan özellikle bahsetmek istiyorum sizlere. Bizler genelde, okuduğumuz kitabın kahraman veya hâkim bakış açısı ile bir kişi tarafından anlatılmasına alışığızdır. Bu romanda ise olaylar, tüm karakterler tarafından anlatılıyor. Orhan Pamuk, kitapta elli dokuz başlık açmış ve bu başlıkların her biri şu şekilde; "Benim adım ....." "Bana ..... derler" "Ben ....." Başlıkta kendini tanıtan kim ise, romanı kaldığı yerden o anlatmaya devam ediyor. (Bu arada, kitabın isminin nereden geldiğini de anlamışsınızdır sanırım) Beni daha iyi anlamanız için romanın 'İÇİNDEKİLER' kısmını şöyle bırakayım. resimyukle.io/r/BKOEeCubZ8 Hemen üste bıraktığım fotoğrafa baktıysanız eğer, anlatıcıların hepsinin insan olmadığını da fark etmişsinizdir. Bazen bir köpek, bazen bir ağaç, bir para, şeytan ve hatta ölüm bile anlatıcılarımızdan birisi. Yazarımızın 'En renkli ve en iyimser' deme sebebini, en çok bu bölümlerde seziyoruz :D Hem çok hoşuma gittiğinden, hem de sizlere az da olsa göstermek istediğimden, bahsettiğim bu bölümlerden küçük kesitler yazmak istiyorum. |BEN, KÖPEK| "Gördüğünüz gibi, azı dişlerim o kadar sivri ve uzundur ki ağzıma zorlukla sığarlar. Bunun bana korkutucu bir görüntü verdiğini biliyorum, ama hoşuma gidiyor. Bir keresinde bir kasap azı dişlerimin büyüklüğüne bakıp: 'Ayol bu köpek değil domuz' demişti. Bacağından öyle bir ısırdım ki onu, dişlerimin ucunda, yağlı etinin bittiği yerde uyluk kemiğinin sertliğini hissettim." |BEN, PARA| "Buraya gelmeden önce bir dönem yoksul bir ayakkabıcı
Roman
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201220bin okunma
Olmayacak duaya âmin den...?
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 19:33
Şöyle bir düşünün; Gençsiniz, güzelsiniz/yakışıklısınız. Sokakta yürürken insanların bakışlarını üzerinizde topluyor, en ilgisiz insanın bile dikkatini hiçbir çabaya gereksinim duymadan çekebiliyorsunuz. Tüm bunlara rağmen bu güzelliğinizin pek de farkında olduğunuz söylenemez. Son derece yetenekli ve gelecek vadeden bir ressam arkadaşınız var ve o da sizin bu kusursuz görünüşünüzün farkında. Doğal olarak sizi, resimlerinde bir model olarak kullanmak istiyor. Kabul ediyorsunuz ve arkadaşınız, 'ustalık eserim' şeklinde ifade edeceği muhteşem bir portre çiziyor. İşte ilk defa orada, o portreye baktığınızda ne kadar muhteşem bir güzelliğe, gençliğe ve çekiciliğe sahip olduğunuzu fark ediyorsunuz. Tam da bu sırada içinizde dehşetli bir duygu doğuyor. Bu güzelliği kaybetme korkusu... Bir gün, bu gençliğin ellerinizden kayıp gideceği gerçeğinin acımasızlığı... "... gün gelecek yüzü buruşup çökecek, gözlerinin nuru, rengi kaçacak... Ruhunu geliştirecek olan yaşam bedenini çirkinleştirecekti."  #123035908 Bir dua ediyorsunuz o sırada, bir dilek diliyorsunuz: "Keşke ben değil de o yaşlansa! Değişen şu resim olsa da ben olduğum gibi kalabilsem!" Ve bir gece evinize gidip portreye baktığınızda görüyorsunuz ki isteğiniz gerçekleşmiş. Aynaya baktığınızda o güzel yüzü görmeye devam ediyorsunuz. Portre ise artık sizin ruhunuzun aynası olmuş. Oscar WILDE... Bir çoğumuzun aklına kazınan; "OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ, "KULAK VERİN BU DEDİKLERİME..." diye devam eden mısralarla ismini duyduğumuz ve bu kitabı okuyarak hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olabileceğimiz adam... WILDE, tek romanı olma özelliğini taşıyan bu eseri temmuz 1890'da yazdığında, özellikle İngiliz basınında ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tepkiyle karşılaşmış. Oscar
1000Kitap Gerçek Okurlar
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899bin okunma
"Neden herkes aynı anda mutlu olamıyor, neden?"
10/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 15:47
"Bu dünyanın ezilenleri değil midir, çoğunluk olup hayatı değiştirme gücünü elinde tutan?" Yirmili yaşlarında, yazarlığa yeni başlamış yoksul, genç bir edebiyatçının, kafede gördüğü yaşlı adam ve köpeğinin ölümüne şahit olmasından başlayarak son bir yılda yaşadıklarını anlatıyor bizlere Dostoyevski. Karakterimizin bir yazar olması sizi yanıltmasın. Son bir yılda yaşadığı sıkıntılar, zorluklar, onun edebi kimliğiyle alakalı durumlar değil. Fazla ayrıntıya girip tadını kaçırmak istemiyorum. Sadece, kitapta karakterimiz ile sahip çıktığı öksüz küçük kız çocuğunun arasındaki duygusal bağın beni çok etkilediğini ve kitabı bu kadar beğenmemin asıl sebebinin de bu olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Peki karakterimiz genç bir yazar olur da Dostoyevski ona kendinden bir şeyler katmaz mı hiç? Sormak bile ayıp olur :) Örneğin kitaptaki yazarımız ilk kitabını çıkarıyor ve Dostoyevski okuyucularının tahmin edeceği gibi, genç yazar bu kitaba  "İnsancıklar" adını veriyor :D (İnsancıklar, Dostoyevski'nin ilk kitabıdır) Genç yazarın kitabını ilk okuyanlardan biri de, Dostoyevski'nin kitabını ilk defa okuyup hayran kalan ve olumlu eleştiri yapan Rus yazar Belinski'nin ta kendisi. Bu kitaptan önce 'İnsancıklar'ı okumanızı tavsiye ederim. Çok fazla yer verilmese de 'İnsancıklar' kitabı ile ilgili küçük ayrıntılara kitapta denk gelmek yüzünüzde tebessüme sebep olabilir. Dostoyevski bu kitabı, Sibirya'daki sürgününden döndüğünde yazmış. Bahsettiğim gibi de karaktere kendinden birçok özellik katmış. Ve belki de bu kadar etkili yazmasının en önemli sebeplerinden biri de bu. Bu gibi özellikler, kitabın ilk satırlarından itibaren ana karakteri zihnimde sanki Dostoyevski'ymiş gibi canlandırmama sebep oldu. Bu açıdan da okurken ayrı bir zevk aldım açıkçası. "Mutlu sonlar hikayelere
1000Kitap Gerçek Okurlar
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
"Hayat bir kumardır, özellikle aşk..."
9/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 00:10
Dostoyevski'nin, tamamen kendi hayatından esinlenerek maddi kaygılarla 25 günde yazdığı,  kitabı yetiştirmek için tuttuğu stenograf kadına evlenme teklifi ettiği bir romandır Kumarbaz... (Stenograf: Kısaca, çabuk yazma uzmanı.) Farkındayım, biraz kafa karıştırıcı ama ilgi çekici bir giriş oldu. Ben de kitabı bitirdikten sonra, kısa bir araştırma yaparak öğrendiğim bu bilgi ile hem şaşırdım hem de kitaba olan hayranlığım arttı. Ama doğru duydunuz. Şimdi bu konudan biraz daha ayrıntılı şekilde bahsedeyim sizlere... Öncelikle kitapta, Dostoyevski'nin kendi kumar tutkusu ile birlikte yaşadığı bir aşk hikayesini okuyoruz. Kitabın yazım süreci de en az kitabın içeriği kadar ilgi çekici. Dostoyevski, önceden anlaştığı bir yayınevi için 25 gün içinde bir kitap yazacaktı. Ama zaman çok kısıtlıydı ve ona bir yardımcı lazımdı. Kitabın daha hızlı yazılması için bir stenograf yani çabuk yazma uzmanı tutmaya karar verdi. İşte bu kitabın yazım görevini Anna Grigoryevna adında bir anı yazarı üstlenmiş, yani kısaca Anna, Kumarbaz'ı yazarken Dostoyevski'ye katiplik yapmış ve Dostoyevski kendisine bu süre içinde evlilik teklif etmiştir. Anna Grigoryevna, Dostoyevski'yi anlattığı bir kitabında şöyle söylüyor:  "Öyle göz alıcı bir güzelliğim de yoktu, ne özel bir yeteneğim ne de sıradışı bir zekâm vardı, düz bir eğitim almıştım. Buna karşın, zeki, üstün yeteneklere sahip bir erkekten büyük saygı görüyor, neredeyse tapılıyordum." Anna ablamızın fotoğrafını sizlerin de görmeniz için şöyle bırakayım... resimyukle.io/r/vTqY028M21 Tabi ki herkesin güzellik anlayışı farklıdır ama şöyle bir baktığımızda, ablamız gayet sıradan bir görünüşe sahip. Kendisinin de dediği gibi göz alıcı bir güzelliği yok. Ama Dostoyevski onu öyle bir sevmiş ki, ölürken ona şu sözleri söylemiş:
Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Anonim Yayıncılık · 200988,4bin okunma