"... haberli ya da habersiz olmaları değil asıl sorun; asıl sorun, insanın habersiz olduğu için masum sayılıp sayılamayacağı. Tahta çıkmış bir budala sırf budala olduğu için bütün sorumluluklarından arınmış mı demekti?"
"... Oidipus hikâyesini bu bağlamda görüyordu işte; Oidipus, anasının yatağına girdiğini bilmiyordu ama olup bitenlerin farkına varınca, kendini suçsuz saymadı. 'Bilmeyerek' neden olduğu felaketleri görmeye dayanamadığı için gözlerini kör etti ve o kör haliyle Tebai'den çıktı gitti." Sf:191
"Ağrılar, acılar karşısında, herkes, herkesin, kendi gibi tepki göstermesini bekler; daha doğrusu kendi tepkisinden başka türlü bir tepki olabileceğini, gösterilebileceğini değil usuna sığdırmak, o usun kıyıcığından bile geçirmez. Bunun içindir ki acılar, ağrılar, fiziksel öznelliklerinin ötesinde de paylaşılamaz. Kıskançlığımızı, benzemezliğimizi, indirgenmezliğimizi en çok bu alanda gösterir, savunur; insanları, belki de, en çok bu alanda küçükseriz."
"Bu durumda başıma gelen her şey, bir çakıltaşı üzerindeki yağmur gibi bir şey olurdu. Yağmur, taşı serinletir, ne güzel. Bir başka günse güneşten yanar taş. Mutluluğu tam olarak böyle bir şey gibi düşündüm."
"İnsan bir kez güçlü bir biçimde sevme şansına erdi mi tüm yaşamı bu ateşi ve bu ışığı aramakla geçer. Güzellikten ve ona bağlı olan hazsal mutluluktan vazgeçiş, mutsuzlukta karar kılma, bir büyüklük ister; o büyüklük de bende yok."
"Kuşkusuz, gençliğimizin geçtiği yerlere geri dönmek ve yirmisinde sevdiğimizi ya da yoğun biçimde tadını çıkardığımızı kırkında yeniden yaşamak istemek büyük bir çılgınlıktır, hemen her zaman da cezasını görür."