Z
üğürt ağa filminin unutamadığım sahnelerinden biridir, final sahnesi. Her şeyini yitirmiş bir adamın hayata devam edebil- me çabasının finalidir o sahne. Beş kuruş parası kalmamıştır ağa- nın ve yeni bir işe başlamak için paraya ihtiyacı vardır. Eşiyle bir- likte kara kara düşünürken, vefakar eşinin gözleri ağanın fiyaka- lı çizmelerine takılır. Ağa, eşinin çizmelerine baktığını farkeder ve hemen olumsuz bir ifade takınır. Kolay değil, geçmiş günler- den kendisine kalan son hatıra. Gösterişli günlerin son izi, uzun, parlak, siyah bir çizme. Son zamanlarda kendi başına giymeye başladıysa da, bir zamanlar etrafındakiler saygıyla yardım ederler- di. Bunu da kaybederse, kendisine eskiyi hatırlatacak hiçbir şey kalmayacak. Dolayısıyla çizmeyi satma fikrine sıcak bakmıyor ağa. Ancak sonunda ikna oluyor ve çizme satılıyor. Kolay vermi- yor, eli titriyor, gözleri buğulanıyor ama yeni bir hayata başlamak için çizmeyi satmak şart. Sonra ayağında tokyolarla görüyoruz ağayı. Beyoğlu'nun ışık- lı sokaklarında çiğköfte satarken ve ayağında ucuz bir plastik tokyoyla. Yeniden başlamanın belirtisidir tokyo. Hayata tutunmanın, tırnaklarını, dişlerini hayata geçirmenin göstergesidir. Bir kere daha yürümenin, dirençli bir adım atmanın onurlu yüzüdür. Ha- yatın keşmekeşinde savrulan başı dik bir adamın, yaşlı gözleriyle, geçmişinin fiyakalı bir izini silip, geleceğe umutla bakmasının ilk adımıdır. Şimdi tekrar hayata sıkı sıkıya tutunma vaktidir . Ve Allah aşkına ellerinizi sıkı tutun. Artık eksilmeyin. Artık düşmeyin. Nerede olursanız olun, bir başlangıcın eşiğinde olduğunuzu sakın unutmayın. Utançlarınızla ya da onurunuzla yarına direnç- li bir gülümseme gönderin. Durum ne olursa olsun. Başınızdaki örtünüzle, şapkanızla, peruğunuzla, gözyaşlarınızla, duanızla, kı- rılmışlığınızla