İlya ilyiç kendisini “ başkaları” ile karşılaştırdı. Düşündü, düşündü; zahar ‘a söylediğinden çok başka bir düşünce zihninde gelişti. Kabul etmek zorunda kaldı ki başkaları bütün mektupları yazmaya , “ki”leri ve “ ne “ leri birbirine karıştırmadan yapacak zamanı bulabilirlerdi. Başkaları yeni bir eve taşınabilir, planı gerçekleştirebilir, çiftliğe gidebilir… “ Ben ne diye yapmayayım bunları?” diye düşündü. “ Ben de mektup yazabilirim; mektuptan daha zor şeyler yazdım. Ne oldu bana? Taşınmakta ne imiş? Bu sadece istemekten ibaret. Başkaları hiç hırka giymez.. onlar uyumak nedir bilmezler… Hayatın tadını çıkarır, her yere gider görülecek herşeyi görürler , herşeyi merak ederler . Ya ben? Ben başkaleındeğilim.” Bu son sözü hüzünle söylemişti