Ne için yaşadığımı, neden hâlâ kendimi öldürmediğimi sorarsan; öbür tarafın nasıl bir yer olduğunu bilmiyorum dostum! Şayet buradan daha kötüyse geriye dönemem. Çünkü geri dönebileni görmedim.
.....
Ve sen Sara bir şiirsin.Bir şairin uğrunda ölmeyi göze alacağı tek şey.
‘’Oğlanlar erkek adam olacak şekilde büyütülmüşlerdi. Kızlarsa evlenmek üzere yetiştirilmişlerdi. Geref işlemeyi, makineyle dikiş dikmeyi, kukalı dantel örmeyi, çamaşır yıkayıp ütü ütülemeyi, yapma çiçekler, kendi uydurdukları tatlılar yapmayı, aşk pusulaları yazmayı bilirlerdi. Ölüme saygıyla yaklaşma kültürünü bir yana bırakmış zamane kızlarından farklı olarak, onların dördü de eskiden adet olduğu gibi hastaların başında bekleme, ölüm döşeğinde olanlara güç verme, ölüleri kefenleme sanatında birer ustaydılar.
”Cahilliklerini bilmenin utancı içindeydiler ve bilgisizliklerini nasıl açıklayacaklarını da bilemiyorlardı.” (Syf.43)
“Ah, insanın düşünebilecek vakti olsa!” (Syf.240)