Fatma Betül Işık

Puan vermedi·238 syf.··
2020 30. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2020 15:41
Uzun zamandır bu kadar beğenerek ve karakterleri çok severek okuduğum bir roman olmamıştı. Her ne kadar okurken başta tarih romanı havası alsakta ilerleyen sayfalarda müthiş bir fantastik kurgu okuyoruz. Yolları kesişen bambaşka özelliklere sahip karakterler, eski Osmanlı sokakları, eski Istanbul manzaraları adeta gözünüzün önünde canlanıyor, sanki kitap ilerledikçe sizde karakterlerle oradan oraya gidiyorsunuz. O kadar kaliteli bir betimleme kullanılmış ki Alibaz, Müşteri, Bünyamin, Vardapet ve diğer tüm karakterler gözümün önünde kanlı canlı beliriverir gibi oldular. Bölüm bölüm karakter ve olayları anlatmak oldukça zor bir yazma biçimi ve sonradan tüm olayları ve karakterleri arada bağlam kopukluğu olmadan birleştirmekte her yazarın ustalıkla kullanabileceği bir yazma biçimi değil bence ama Ihsan Oktay Anar bu kitapta bunu çok iyi başarmış . Başta söylediğim gibi müthiş bir fantastik kurgu okuyoruz. Eski kültürümüzün yani bizim için gerçekleri barındıran bir kültürün olağanüstü öğelerle birleşip önümüze sunulması okurken çok büyük bir keyif veriyor. Merak kavramının önünü arkasını fazlasını azını ayrı ayrı karakterlerde yansımasını okumak da ayrı keyif verici. Sadece roman olarak kalmamış olağanüstü öğeler dahil edilerek toplum analiz edilmiş bir nebze. Insanların insanlara çizdiği sınırlar dışında bireylerin kendi sınırlarını farkettiğinde yapabilecekleri de çok güzel işlenmiş, sınırlayıcı olanlardan uzaklaşıp kendi sınırlarınızı kendiniz keşfedin diyor adeta. Bence her kavram/duygu belli karakterle bağdaştırılıp o şekilde anlatılmış, cesur olmayı ve sınırlarını keşfetmeyi istemek Bünyamin ile, merak kavramının bir insanın başına getirebileceği herşey ise Kubelik ile anlatılmış. Fazla uzatmadan " şöyle kaliteli, kurgusu sağlam, eski zamanlarda geçen, hafif
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Reklam
Pakdil üslubu ile bir seyahatname
Puan vermedi·107 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
Batı Notları Nuri Pakdil'in Roma Brüksel ve Paris'e yaptığı ziyaretlerin notlarını içeren bir kitap tabii Nuri Pakdil üslubu ile. Bir nev'i sınırlı bir seyahatname diyebiliriz, ama alışkın olduğumuz seyahatname üslubu ile değil. Tarih şuuruna sahip belli konularda inancı doğrultusunda taviz vermeyen bir Müslüman yazar bakış açısıyla. Şunu da eklemeden geçemeyeceğim, " Batının yoz taraflarını da görmelisiniz, dünyadaki her türlü inanca ters alışkanları modernizm olarak tarif etmeleri onların doğudan modern ve ileride olduğunu göstermez" düşüncesini de kitaba oldukça iyi işlemiş. Zaten en büyük eleştirilerinden biridir Pakdil'in " Boynumuz ağrıdı batıya bakıp durmaktan" der Aynı zamanda belli sorumluluklarımız olduğundanda bahsediyor " Sorumlusunuz, bütün yaptıklarınızdan, olanlardan ülkenizde ve ülkeniz olmayan yerlere, ilginiz ve bilginiz oranında " kitapta en çok sevdiğim cümle bu şüphesiz. Okuduklarımızla ne yapacağız diyen gençliğe bir reçete adeta. Belli aralıklarla küçük eklemeler ve değişiklerle yeniden basılmış kitap. Nuri Pakdil'le tanışmak için oldukça iyi bir kitap, benim okuduğum ilk Nuri Pakdil kitabı bu olmasa da ...
Edebiyat
Batı NotlarıNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 20141,688 okunma
Hedefler nasıl ideoloji haline geliyor/ tüm dünyayı nasıl etkiliyor ?
Puan vermedi·112 syf.··
2020 29. kitabı
Tüm düşüncelerim buraya sığar mı emin değilim ama söyleyeceğim ilk cümle Theodor Herzl dünyadaki tüm ideolojileri kendi fikirleri için kurban edip kendi fikirlerini desteklemek için kullanan biri. Ciddi anlamda dikkatinizi vererek okuyacak olursanız farkedeceğiniz ilk şey Siyonizm kavramının aslında Yahudilik ile alakasının olmadığı olacaktır. Yahudilik arkasına gizlenmiş yeni bir ırkçı ideoloji/kavram her ne şekilde tanımlarsanız. Yahudi Devleti bir nebze Theodor Herzl'ın kişisel rüyasının nasıl başarıya ulaştığı, ya da başarıya ulaşmak için yapılması gerekenler olarak da tasvir edilebilir bir kitap. Aynı zamanda bir günce bence ya da bir fikir günlüğü. Bir adam var bir hayali var ve tüm yaşamı boyunca gerçekleşmesini en çok istediği şey amacına ulaşmak için olması gerekenler tek tek açıklanmış ve Thedor Herzl kitabı yazarken Israil devletinin şu an olmasa bile 50 yıl sonra kurulacağını söylüyor ve öyle oluyor ve söylediğim gibi bunun olması için gerekenleri listelemiş... Ideal bir Israil devleti için vatandaşların günlük 7 saat maksimum verimle çalışması gerektiğini bile hesaplamış kitapta. Okurken kendi içinizde birçok şeyi mukayese etmeniz gereken de bir kitap aynı zamanda. Herzl'ın Yahudileri sınıflara ayırmasına anlam veremiyor ve zayıf halkalardan neden hoşlanmadığını ve buna rağmen Israil devletini kurmak için onlara ihtiyaç duyuşundan rahatsız oluşunu okuyorsunuz. Yahudilerin vatansızlığından çok fazla rahatsızlık duyan bir kişinin, en büyük çabası Yahudilere yurt bulmak olan birinin Yahudileri sınıflara ayırması hatta ve hatta aynı amaç için çalışmayan Yahudilerin ve Israil kurulduktan sonra oraya göç etmeyen yahudilerin her şekilde dışlayacağı vurgusunu neden yaptığına da anlam veremiyorsunuz. Kendi dindaşlarını amacı uğruna kullanmaktan çekinmeyen bir
Siyaset
Yahudi DevletiTheodor Herzl · Ataç Yayınları · 2018878 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2020 29. kitabı
Theodor Herzl
6.5/10 · 878 okunma