Fatma

Fatma
@Fatma_5673
ألا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَينُ القُلُوبُ Kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur...
Her kim Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dininden herhangi bir şeyle veya Allah'ın mükâfat yahut cezası ile alay ederse küfre girmiştir. Bunun delili Allâhu Teâlânın şu kavlidir: "... De ki: "Allâh ile âyetleriyle ve Rasûlü ile mi alay ediyordunuz? (Boşuna) özür beyân etmeyin. Çünkü siz îmânınızdan sonra küfre girdiniz..." (et-Tevbe 9/65-66)
Reklam
Aynı şekilde her kim taş veya ağac ile teberrük ederse (bereket umarsa) ya da kabir yahut türbeye el sürerek onlardan bereket umarsa onları ilah edinmiş olur. Bunun delili ise şudur: Sahâbeler kendisiyle teberrükte bulunmak amacıyla Nebî Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e şöyle dediklerinde: "Onların bir Zâťu Envâtı (Askı Ağacı) olduğu gibi bize de bir Zâť'u Envât yap!" Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onlara şöyle buyurdu: «Allâhu Ekber! İşte yine aynı yol. Nefsim elinde olan Allâh'a yemîn olsun ki siz aynı İsrâ'îloğulları'nın Mûsâ Aleyh'is Selâm'a söyledikleri gibi dediniz: "...Onların ilahları olduğu gibi, sen de bizim için bir ilah yap! (Mûsâ Aleyh'is Selâm şöyle dedi:) Gerçekten siz, câhillik eden bir toplumsunuz! Şüphesiz, bunların içerisinde bulundukları (dîn) yıkılmıştır, yapmakta oldukları da bâtıldır. Mûsâ dedi ki: Allâh sizi âlemlere üstün kılmışken ben size Allâh'tan başka bir ilah mı arayayım?" (el-A'raf 7/138-140)» Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zât'u Envât konusunda sahâbelerin sözlerini, İsrâ'îloğulları'nın sözleri olarak tanımlamış ve onu bir ilah addetmiştir. İşte bunda, zikrettiğimiz şeylerden herhangi birini yapan kimsenin onu ilah edindiğine dair delîl vardır.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve sellem'in sahih hadisde geçen su kavline gelince; <<Allâh'tan başka ibâdet edilen şeyleri inkâr ederse...>> İşte bu, (Allah'tan başka ibâdet edilen şeyleri, tâğûtları reddetmek) büyük bir şarttır. Bu olmadan "La ilahe illallâh" sözü geçerli olmaz. Bu şart yerine gelmediği takdirde "La ilahe illallâh" diyen kişi, kanı ve malı koruma altındaki birisi olmaz. Zîrâ bu, "La ilahe illallah (Allah'tan başka -ibâdete lâyık, hak- ilah yoktur)" sözünün manasıdır. Bunun delâlet ettiği manayı; şirki terk etmek, şirkten ve şirk işleyenlerden teberri etmek (uzaklaşmak) gibi husûsları yerine getirmeden (mücerred olarak) bu kelimeyi söylemek fayda vermez. Kişi ancak Allah'tan başka ibâdet edilenleri reddedip onlardan beri olduğu zaman ve bu şirki işleyenlere düşman olduğu takdirde Müslüman olur, kanı ve malı koruma altındaki birisi olur. İşte bu, Allâhu Teâla'nın şu kavlinin manasıdır: "...Kim tâğûťu reddedip Allâh'a îmân ederse kopmak bilmeyen sağlam kulpa yapışmış olur. Allâh Semî'dir (her şeyi işitendir), Alîm'dir (her şeyi bilendir)." (el-Bakara 2/256)

Fatma

, bir kitap okudu
Puan vermedi·69 syf.·
2025 43. kitabı
Stefan Zweig
7.2/10 · 171,9bin okunma
"Müminler ancak o kimselerdir ki; onlar, Allah'a ve Rasûlü'ne îmân edip hiç şüphe etmeyen ve Allâh yolunda mallarıyla, canlarıyla cihâd edenlerdir. İşte sâdıklar (doğrular) onlardır." (el-Hucurât 49/15)
Reklam