Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve sellem'in sahih hadisde geçen su kavline gelince;
<<Allâh'tan başka ibâdet edilen şeyleri inkâr ederse...>>
İşte bu, (Allah'tan başka ibâdet edilen şeyleri, tâğûtları reddetmek) büyük bir şarttır. Bu olmadan "La ilahe illallâh" sözü geçerli olmaz.
Bu şart yerine gelmediği takdirde "La ilahe illallâh" diyen kişi, kanı ve malı koruma altındaki birisi olmaz. Zîrâ bu, "La ilahe illallah (Allah'tan başka -ibâdete lâyık, hak- ilah yoktur)" sözünün manasıdır.
Bunun delâlet ettiği manayı; şirki terk etmek, şirkten ve şirk işleyenlerden teberri etmek (uzaklaşmak) gibi husûsları yerine getirmeden (mücerred olarak) bu kelimeyi söylemek fayda vermez.
Kişi ancak Allah'tan başka ibâdet edilenleri reddedip onlardan beri olduğu zaman ve bu şirki işleyenlere düşman olduğu takdirde Müslüman olur, kanı ve malı koruma altındaki birisi olur.
İşte bu, Allâhu Teâla'nın şu kavlinin manasıdır:
"...Kim tâğûťu reddedip Allâh'a îmân ederse kopmak bilmeyen sağlam kulpa yapışmış olur. Allâh Semî'dir (her şeyi işitendir), Alîm'dir (her şeyi bilendir)." (el-Bakara 2/256)