Fatma Arslan

Fatma Arslan
@Fatma_Arslan_
İnstagram : _fatma_reads
Puan vermedi·464 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 14:06
Hugo bu kitabı, III. Napolyon’a muhalif olduğu için sürgün edildiği Guernsey Adası’nda yazmış. Kitaptaki o muazzam deniz betimlemeleri, yazarın her gün penceresinden izlediği hırçın Manş Denizi'nin doğrudan yansımasıdır. Hugo, kitabı sürgündeki dostlarına ve "o sert ama nazik ada halkına" adamıştır. Kitabın en meşhur sahnelerinden biri, kahramanımız Gilliatt’ın bir mağarada dev bir ahtapotla (mürekkep balığı) olan ölüm kalım savaşıdır. İlginç olan şu ki; o zamana kadar Fransızcada bu hayvan için yerel bir kelime olan pieuvre pek bilinmiyordu. Hugo’nun bu kitaptaki betimlemelerinden sonra "pieuvre" kelimesi Fransızca sözlüğe ve günlük dile yerleşmiş. Hugo, bu kitabı bir üçlemenin parçası olarak görüyordu: • Sefiller: Toplumsal yasalarla olan mücadele. • Notrdame’ın Kamburu: Dogmalar ve dinle olan mücadele. • Deniz İşçileri: Doğayla ve nesnelerle olan mücadele. Hugo’nun Sefiller’deki o toplumsal çığlığından sonra rotayı hırçın dalgalara kırdığı bu eser, tam bir "sabır testi tadındaydı. Açık konuşalım; Hugo amca bazen konuyu öyle bir dağıtıyor ki, "Tamam Victor, gemi çarkını anladık, artık hikayeye dönsek mi?" demekten kendimi alamadım. Gereksiz teknik detaylar ve bitmek bilmeyen tasvirler arasında bazen boğulacak gibi oldum. Modern bir okur için bu tempoda kalmak gerçekten oldukça zor Eğer "Ben sadece olay örgüsüne bakarım, aksiyon olsun" derseniz bu kitap sizi biraz yorabilir. Ama "Ben bir atmosferin içinde kaybolmak, o tuzlu rüzgarı yüzümde hissetmek istiyorum" diyorsanız, aradaki o uzun teknik kısımları (belki biraz hızlı geçerek!) okumaya değer.
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,509 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 22:27
Roman, gerçek bir psikiyatrik rahatsızlık olan Clerambault Sendromu üzerine kurulmuş. McEwan, saplantılı bir aşığın kurbanını nasıl bir kafese hapsettiğini anlatırken tıbbi literatürden yararlanmıştır. Ana karakter Joe bir bilim yazarı, takipçisi Jed ise dini takıntı haline getirmiş bir kişidir. McEwan, kitaplarındaki teknik detaylar (beyin cerrahisi, iklim bilimi veya hukuk) için aylar süren araştırmalar yapar. Hatta “Cumartesi” romanı için bir beyin cerrahının ameliyatlarını iki yıl boyunca izlemiştir.(Bu kitabı da listemde) Romanın sonunda yer alan "Ek Bilimsel Rapor", o kadar gerçekçi yazılmıştır ki birçok okur bunun gerçek bir vaka analizi olduğunu sanmıştır. Aslında tamamen McEwan’ın kurgusudur. Kitap çok ilginç bir olayla başladı aslında, ilk 100 sayfayı soluksuz okudum fakat sonu beni pek tatmin etmedi. Kefaret ve Çocuk Yasası kitapları kadar etkilenemedim.
Sonsuz AşkIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019399 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 21:25
"Hayat, sadece başına gelenler değil; onları nasıl hatırladığındır." Yazar, Violeta karakterini yaratırken kendi annesi Francisca Llona Barros'tan esinlenmiş. Annesi 98 yaşında, COVID-19 pandemisinden hemen önce hayatını kaybetmiş. Allende, annesinin gerçek hayatta sahip olamadığı "ekonomik bağımsızlığı" karakteri Violeta’ya vererek ona bir anlamda kurgusal bir özgürlük tanımış. Allende ve annesi, hayatları boyunca farklı ülkelerde yaşasalar da birbirlerine her gün mektup yazmışlar. Allende'nin arşivinde annesinden gelen yaklaşık 24.000 mektup bulunmaktaymış. Allende'nin en ünlü takıntısı, her yeni kitabına mutlaka 8 Ocak tarihinde başlamasıymış. Bu gelenek, 1981 yılında ölmek üzere olan büyükbabasına yazdığı bir mektupla başlamış ve bu mektup daha sonra ilk romanı olan efsanevi Ruhlar Evi’ne dönüşmüş Gençliğinde aşk romanları çevirmenliği yapan Allende, kadın karakterlerin diyaloglarını değiştirip onları "daha zeki ve bağımsız" hale getirdiği için işinden kovulmuş. Bu isyankar ruh, tüm kitaplarındaki güçlü kadın figürlerinde kendini gösterir. 100 yıla sığan bir fırtına... Violeta, 1920’deki İspanyol Gribi ile doğup, 2020’deki pandemiyle veda eden bir kadının büyüleyici mektubu. Sadece bir kadının değil, bir kıtanın, siyasi çalkantıların ve değişen dünyanın hikayesi bu. Violeta’nın torununa yazdığı bu uzun mektupta; aşkın her halini, sürgünleri, ekonomik çöküşleri ve her şeye rağmen ayakta kalmayı bulacaksınız. Ruhlar Evi kitabında olduğu gibi soluksuz okudum️
VioletaIsabel Allende · Can Yayınları · 2023357 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 17:13
"Mutlu bir çocukluk geçirmişseniz, hayatın geri kalanında başınıza gelecek her türlü felakete karşı görünmez bir zırhınız var demektir.” Faciolince, babasının 1987'deki ölümünden sonra bu kitabı yazabilmek için tam 20 yıl beklemiş. Yazar, babasının öldürüldüğü gün üzerinde olan kanlı gömleği yıllarca saklamış; bu acıyla yüzleşip olanları ancak iki on yıl sonra kağıda dökebilmiş. Bu kitap bir kurgu değil; bir evladın, öldürülen babasına yazdığı en içten, en hüzünlü ve en onurlu "teşekkür mektubu" Kolombiyalı yazar Héctor Abad, babası Héctor Abad Gómez’in yaşamını ve trajik ölümünü anlattığı bu eseriyle, okuyucuyu hem ağlatıyor hem de insanlığa dair umudunu yeşertiyor. Kitap, tıp doktoru ve insan hakları savunucusu olan bir babanın, Kolombiya’nın karanlık siyasi ikliminde verdiği mücadeleyi ve bu mücadele uğruna katledilmesini konu alıyor. Ama bu sadece bir biyografi değil; babasına taparcasına aşık olan bir çocuğun, babasının hatırasını "nisyan"dan (unutuluştan) çekip çıkarma çabası.
NisyanHéctor Abad Faciolince · Livera Yayınevi · 2024212 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 09:32
İnsan, gidemediği yere ait, kaldığı yere yabancı mıdır her zaman?" Fatih Gezer’in Firuzan romanı, son dönem Türk edebiyatının en nahif ama bir o kadar da sarsıcı eserlerinden biri olmuş. Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını yavaşça kapatır ve bir süre uzaklara dalarsınız. Firuzan benim için tam olarak böyle bir yolculuk oldu. Fatih Gezer, bizi Anadolu’nun o tanıdık ama bir o kadar da gizemli atmosferine, bir ailenin sessiz çığlıklarına davet ediyor. Hikaye, sadece bir isimden ibaret değil; kaybolan geçmişin, tutunmaya çalışılan geleceğin ve en çok da "ev" denilen o sığınağın peşinde koşmanın özeti. Yazarın dili o kadar duru ve içten ki, okurken karakterlerin nefesini ensenizde hissediyorsunuz. Eğer aile bağlarını, taşranın puslu havasını ve "insan olma" sancısını anlatan derinlikli bir metin arıyorsanız, Firuzan’a mutlaka kitaplığınızda yer açın. Kalbinizde bir yerlere dokunacağı kesin.
FiruzanFatih Gezer · Everest Yayınları · 2025464 okunma