Bil ki akıl ancak din ile hidayete erebilir. Din de ancak akıl ile açıklık kazanıp anlaşılır hâle gelebilir. Akıl temel, din de bina gibidir. Bina olmadığında temel bir işe yaramaz. Temel olmadığında da bina sağlam olmaz.
İnsanoğlunun en büyük hatası, sınırlı ve geçici olanı mutlaklaştırması, mutlak olanı ise izafileştirmesidir. Bu, ontolojik olarak yukarıda olanı aşağıda olanla eşitlemek anlamına gelir ki bu büyük bir mantık ve kategori hatasıdır.
Ancak gerçek mânâda akıl sahibi olan kişiler kötü duyguların esiri olmaktan kurtulabilirler. Aklın kendini aşağı çeken faillere direnmesi, onun asaletinin bir gereğidir. Aklımızı doğru kullandığımızda sadece rasyonel argümanlara değil aynı zamanda duygularımıza da hâkim oluruz.
Akıl-dışı (irrasyonel) olan şey, iki kere ikinin beş olduğunu iddia etmektir. Akıl-üstü gerçeklik ise hakikatin sayılardan ibaret olmadığını görmektir.