Aşırı uçlar, ardında yaşamın sona erdiği sınırlar demektir ve sanatta da politikada da, aşırılığa duyulan tutku, ölüme duyulan örtük bir özlemdir aslında.
Irmak bir çağdan ötekine akıp gidiyor, kıyılarda insan hayatları yaşanıyordu. Hemen ertesi gün unutulmak üzere yaşanıp bitiyor ama ırmak akıp gidiyordu.
Sadece bir tek hayat yaşadığımız için bu hayatı öncekilerle karşılaştıramaz ya da kusurlarımızı gelecekteki hayatlarımızda gideremeyiz; bu nedenle de ne istediğimizi bilemeyiz.