-çelik adımlarıyla sessizliğin içinde ağır ağır ilerleyen duvar saati, düzenli, tasasız ve güvenli ritminden bir şeyleri, belli etmeden İrene’nin yüregine de aktarıyordu.
-kendini her şeyde hissedebiliyordu, onun için eskiden cam gibi saydam olan dünya şimdi aniden kendi gölgesiyle karararak bir aynaya dönüşmüştü
-geçmişte kalmış, unutulmuş yaşantılar kendi suçu olamazdı. Zamanın çoktan sildiği bir hata için cezalandırılabilir miydi insan?
-bir erkeği değil de, macerayı sevmiş olduğunu anlayabilir miydi?
-sinirleri yay gibi gerilmişken gülümsemesi, neşeli görünmesi gerekiyordu, bu sahte neşenin ne çabalara mal olduğunu, kendine hakim olmak için her gün nasıl kahramanca bir güç harcadigini kimseler anlamıyordu.
-korku cezadan çok daha beterdir ,çünkü ceza bellidir ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliği dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir
-İçte tutulan gözyaşları akıntılardan daha acıtıcıdır