'Herkes ne anlatıyorsa o. Sadece dinliyoruz birbirimizi. Gerçekleri anlatmak zorunda değil kimse. Biz de gerçeğin peşinde değiliz zaten. Birbirimizin peşindeyiz. Birbirimizin gerçeği her neyse, onu öylece kabullenebiliriz.'
'Ölümün doğuma, doğumun ölüme varan kadim çemberi, yanı başımızda, aramızda, göğsümüzde, insanlığın bugüne dek yaşadığı ne kadar acı varsa tümünü kanırtarak ve bizim varlığımızı külliyen yok sayarak, bir kez daha tamamlanıyor.'
'Hiçbirimiz aslında hiçbir şey bilmiyoruz. Onlar ağır hikayelerin hayatta kalabilmiş tek kahramanı olmanın acısını' yaşarken yazarın dediği gibi 'Herkes her şeyi görüyor ve kimse hiçbir şey görmüyor.'