"Ahlaksal çökmüşlüğün kokuşmuş soluğunun sindiği güzellik karşısında duyulan acıma duygusu bu türden duyguların en güçlüsüdür. Ahlaksızlık kendi başına da çirkindir, iticidir; ama olanca tertemizliğiyle düşlerimize süzülen güzelliğe bulaşınca büsbütün itici olur."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir.
(Spoiler içerir!)
Bir efsanenin öyküleştirilerek anlatısında, uzunluk ve etkisinin ters orantılı olarak sunumuna illüstrasyonların eklenmesi leziz bir tat bıraktı. Mitoloji ile arası pek iyi olmayan benimde etkisi müthişti.
Hangi güç ve kudrete sahip olursa olsun insanoğlunun cinsiyette uç kutuplarda yer aldığı gerçeği göze çomak sokarcasına ortada bir anlatımda, eril bencilliğinde had safadayken dişil yine hor görülecek konumda yer aldı.
Kadın olmak! Zor! Zahmetli bir iş! Her dönem, her yer ve her varoluşta!
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir.
(Spoiler içerir!)
'Kör Baykuş'daki üslûp ve koyu karanlık atmosferin biraz yumuşak yüzü 'Aylak Köpek'de 7 ayrı öykü ile karşımıza çıkıyor. İşlenen temalar toplumdan dışlanan, yalnızlığında sevgiye hasret, mutluluğun sadece kovalandığı ama bu dünyada yakalanamayacağı gerçeği!
Bireyin etki altında kaldığı toplum bazen arkadaş çevresi, bazen ailesi, bazen de yaşadığı coğrafyadaki diğerleri, fiziksel normların dışında olmanın ve bireyden beklenen sorumlulukların tam yerine getirilmemesi sonucu kişiyi yanlız ve mutsuz, umutsuz bırakıyor. Bu durum öykülerde kimi zaman bir köpek, kimi zaman bir hamal, kimi zaman bir arkeolog vb karakterleri üzerinden anlatılırken sık sık karşı cinse duyulan hisler bir engel teşkil ediyor. Burada akıllara ilk gelen Freud'un olması şaşırtıcı değil.
Yazar öykülere kendi yaşamından bir çok kesit serpiştirirken 'Kör Baykuş'da olduğu gibi 'göz'e sürekli dikkat çekiyor. İnsanların ruh halinin ya da gerçek düşüncelerinin en iyi gözlerden anlaşılabilir olması ya da gözün maneviyatı ararken maddede takılıp rotayı şaşırtabilecek olması ya da yazarın öz yaşantısında bir muammanın anahtarı olması olabilirliğini mümkün kılabilir mi bilinmez. Hâlâ kuluçka da düşünceler.
İşin özü : 'Aylak Köpek' ve 'Kör Baykuş' yazarın iki farklı eseri ve iki farklı üslubu... Kasvet, yalnızlaştırılma, hüzün, umutsuzluk, ölüm...
"Sahibinin sesinin onun üzerinde garip bir etkisi vardı. Çünkü kendisini borçlu hissettiği tüm görevlerini ve sorumluluklarını hatırlatıyordu. Yine de, dış dünyadaki güçlerin ötesinde bir güç onun dişi köpekle birlikte olmaya zorlamıştı." S.14
"Sonra iki eliyle tasmasını çözdü. Nasıl da rahatlamıştı. Pat! Bütün