'İnsan, doğar doğmaz günlük yaşamın kurallarına uyarak devinmeye başlıyor. Meme saati, uyku vakti, mama vakti diye başlayan bu devinim, büyümeyle beraber biçimden biçime girerek sürüp gidiyor. Günlük yaşam denilen bu süreç insanoğlunu öylesine ince bağlarla, öylesine kıpırdanamayacak, hatta soluk alamayacak bir biçimde bağlıyor ki, artık yaşam, bu bağlardan kurtulup, kendini bulma, kendi yaşamını kendince -çok zor- kurma savaşımı gibi bir şey oluyor. '