Kitapların önünde bir koltuk, sanki bir saygı duruşunda gibi ciddi, derli toplu. Hayatımın geri kalanını buralarda geçireceğimi anladığımdan beri bu koltukta sıklıkla oturmaya başladım. Bu bir vazgeçişler topluluğu olarak da değerlendirilebilirdi, bir kendini bulma zaferi olarak da.
Benim çok çalışkan bir öğrenci olduğumu duymuş da garip bir hayvana bakarmış gibi süzüyordu beni. Çalışkan olmak, sanki insan olmaya engelmiş gibi. Ablası da kız kardeşi de senin olsun. Ben iç dünyama dönüyorum. orada hayal kırıklığına yer yok." Oturduğu yerden insanları tanıyamayacağını söyledim. Bu tutumla kimseyle arkadaş olamazdı. "Öyleyse, ben de hayatımın sonuna kadar aynı yerde kımıldamadan oturacağım." dedi. "Herkes istediği kadar koşsun. Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur. Oturacağım ve bekleyeceğim. Yerinde oturan selim'e değer vermeyenlerin, selim'in gözünde de değeri yoktur."