Orijinali:
Musallat, hiç göz açtırmaz da Garb'ın kanlı kâbusu,
Asırlar var ki, İslam'ın muattal, beyni, bâzûsu.
"Ne gördün, Şark'ı çok gezdin?" diyorlar. Gördüğüm: Yer yer,
Harab iller; serilmiş hânümânlar; başsız ümmetler;
Yıkılmış köprüler; çökmüş kanallar; yolcusuz yollar;
Buruşmuş çehreler; tersiz alınlar; işlemez kollar;
Bükülmüş beller; incelmiş boyunlar; kaynamaz kanlar;
Düşünmez başlar; aldırmaz yürekler; paslı vicdanlar;
Tegallübler, esaretler; tehakkümler, mezelletler;
Riyâlar; türlü iğrenç ibtilâlar; türlü illetler,
Örümcek bağlamış, tütmez ocaklar, yanmış ormanlar,
Ekinsiz tarlalar; ot basmış evler; küflü harmanlar;
Cemâ' atsiz imamlar: kirli yüzler; secdesiz başlar;
"Gaza" nâmiyle dîndaş öldüren bî-çâre dîndaşlar;
Ipıssız aşiyanlar; kimsesiz köyler; çökük damlar;
Emek mahrûmu günler; fikr-i ferda bilmez akşamlar!