Sözlerin en güzeli Kuran-ı Kerim'de "ahsenül kasas" olarak adlandırılan; Taşlıcalı Yahyaların, Şeyyad Hamzaların, Hamdullah Hamdilerin mesnevilerine konu olan bu meşhur aşk hikayesini bir kez de Nazan Bekiroğlu'nun kaleminden okuduk. Uğruna binlerce beyit yazılan bu aşk yolculuğuna ne kadar yorum yapsam yetersiz ve nâkısalı kalacak elbet. Ancak çok kez okuyup dinlediğim, televizyonda izlediğim bu kıssayı incelemekten de geri durmak istemedim.
Her şeyden önce kitabın bende ciddi manada edebi zevk uyandırdığını söylemeliyim. Cümleler oldukça şiirvâri ancak anlam yoğun olmasına rağmen okuyucuyu yormayan bir anlatıma sahip. Nazan Bekiroğlu kaleminden dökülen kelimelerin ahenkle bir arada duruşu, manayla birleşince yer yer gözlerinizin dolması kaçınılmaz oluyor. Kıssaların en güzeli oluşundan mıdır, zâhiri aşktan bâtıni aşka geçişin en güzel örneklerinden olmasından mıdır bilmem, okuduğum en güzel kitaplar arasında olduğunu söyleyebilirim.
Hz. Yakub'un Yusuf'u aşırı sevmesini kıskanan kardeşlerinin planladığı tuzaklarla başladı, ve pazarda köle olarak satılmasıyla devam etti imtihan. Büyük bir bedele karşılık satıldığı yer, Züleyha'nın kucağıydı.
Hz. Yusuf, başta yalnızca eşinin bir hediyesiydi Züleyha'ya. Yalnızca bir köleydi. Ama Züleyha ilk görüşte anlamıştı yarım kalan parçası olduğunu. Varlığıyla bütün boşluklarını dolduracak olandı. Yine de hislerine sahip çıktı, onu yetiştirdi, sevgisiyle büyüttü. Ancak zaman geçtikçe duygularını içine sığdıramaz oldu. "Her şeyde Yûsuf'u görmeye başladıktan sonra, onun tarafından da görülmek ve bilinmek istedi."
Yûsuf'un gözleri, bir derin kuyuydu Züleyha'ya. Üstelik kardeşlerinin atıp terk ettiği kuyudan da derindi. O derinliği içine sığdırmaya çalışsa da beceremedi. Dipsiz kuyu, gün geçtikçe daha da derinleşti.
Yûsuf'un
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma