21. yüzyılda büyük şehrimizi kuşatan benzerleri gibi uzun bacaklı, bakımlı kumral saçlı, giyimine özen gösteren çok hoş bir kadındır ve bütün güzel kadınlar gibi korkutucudur, tedirgin edicidir çünkü çocukluğundan beri ne kadar güzel olduğunu duyarak büyümüş bütün alımlı kızlar gibi, okul yıllarında, güzelliği karşısında afallayan ergen oğlanları parmağının ucunda oynatmayı öğrenmiştir. Güzelliğin ve cinselliğin çok önemli bir silah olduğunu kavrayan bir komutan gibi düzenlemiştir hayatını. Annelerimizin kuşağında bulunmayan bir üstünlük duygusuna sahiptir erkekler karşısında; kimseye sevdalanmaz, kendisine aşık olunmasını bekler. Hizmet etmez, hizmet edilmesini bekler, erkeğin ona kapı açmasını, iltifat etmesini, pahalı hediyeler almasını bekler, övülmeyi bekler, arkadaş toplantılarında ikisininde bildiği bir hikayeyi kendi anlatır ve kocasının susmasını ister. Kısacası bu İslam ülkesinde yüzyıllarca ezilmiş hemcinslerinin intikamını tek bir hayatta almak istercesine pusuda bekler. Güzel kadınlarla giriştiğim her deneme düş kırıklığı ile bittiği için artık bu genellemeyi rahatça yapıyorum. Melek yüzlü ama şeytan gönüllü kadınlar görmeye alıştım artık ben, güzel kadın gördüm mü aklıma kötülük gelmesi bundandır. Gökdelenlerin plazaların modern işyerlerinin alışveriş merkezlerindeki uluslararası lüks markaların, yabancı isimli lokantaların yüksek topuklu kadınları bunlar. Sıkı içki içen, her cümlesinin yarısını Amerikan aksanıyla İngilizce söyleyen, iyi eğitimli, mis gibi kokan kadınlar; bakire olmayı ya da ilk deneyimi Kimin ne yaptığını zerre kadar umursamayan kadınlar. ( Böyle bir sevgili beni terk ederken, ilk erkeğini unutmazsın herhalde dediğimde yüzüme gülmüş, ortaçağ'da mı yaşıyoruz beyefendi, diye alay etmişti. Oysa ben, Çinlilerin "kadın ilk, erkek ise son