Eren Karaoğlu

Eren Karaoğlu
- - - - Felsefe ve Beşeri Bilimler GAÜN İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi YL Twitter Hesabım: twitter.com/felvark youtube.com/@erenkaraoglu
GAÜN İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi YL
133 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Komplo Teorileri Neden Yaygınlaştı?
Arendt, gizli şeylere karşı duyduğumuz iştahın, tehlikeli olduğunu düşünüyordu. Totaliterlik, özel ve kamu arasındaki farkları ortadan kaldırırken, bireylerin özgürlüğünü ellerinden almış olmakla kalmaz, toplumu siyasetten uzaklaştırarak komplo teorilerinin içine iter. Gerçekleri tanılamak veya yorumlamak yerine, bizi baştan çıkartan gizli gerçekler ve karanlık komplo teorileriyle bağdaştırmayı deneriz.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Felsefe
Bu yorum görüntülenemiyor
Schopenhauer Hakkında Saptama
Puan vermedi
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya
Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer, istenç tarafından tasarımların ortaya çıkması (shining) yani istencin nesneleştiği zaman-mekandaki nedensellik zinciri içinde olduğunu söyler.  Kör istencin açıklamasından sonra, Schopenhauer istençlerden nasıl kurtulmamız gerektiğini sorunsallaştırır. Zira, istenç kördür, istencin etik amacı olamaz, istencin amacı sadece yaşamak, güç ve genişlemekten ibarettir. İstenç, bir canavardır. Bu haliyle, İstenç etkisiyle yapılan eylem, davranış ve yönelmede insan asla özgür olamaz. Schopenhauer istencin ne olduğu, nasıl tezahür ettiğini ve istencin etkisindeki nedensellikle çalışan tasarım dünyasında asla bir moralitat'ın olamayacağını da açıklamıştır. İsteme ve Tasarım Olarak Dünya adlı eserinin, İstencin Olumsuzlanması bölümünden önce, kendisini bir karamsarlığa götürür. Bu karamsarlık, istencin olumsuzlanması bölümüne kadar okuyucuyu da bir çözümsüzlüğün ve bedbaht olmuş olmanın içerisinde tutar. Bu döngünün içinde, mutsuzluk hat safhaya çıkar, kişi resmen kendini, etrafını çevreleyen tasarım dünyasına tek düze şekilde bakar. Artık onun için istenç, ister evrendeki Karadelik olsun, ister bir kedinin yemek yemesi olsun isterse de cinsel haz içindeki deneyimleri olsun, artık kişi kendini, dolaysız nesne olan bedenini ve etrafındaki nesneleri aynı düzlemde isteme derecesi farklı olsun aynı anlamda görür.  
Felsefe-Düşünce
İsteme ve Tasavvur Olarak DünyaArthur Schopenhauer · Doğubatı Yayınları · 2020704 okunma
Asla bir ahlakın olamayacağını söyler demişsiniz ancak kitabın son kısmında ahlakın temelinden bahsediyor. Bu kitapta çok da değinmese de ipuçlarını adalet ve merhamet tartışmalarından çıkartabiliyoruz.
Önceki 4 yanıtı göster
Amar
Amar
harika bir tartışma olduğunu düşünüyorum, belirttiğim gibi, bildiğimiz ahlak, tasarımlar dünyasında nedenselliğin belirlediği "kendini özgür sanmak" halinde "schein" görüngü haline gelmektir. Bizler ulu ve yaratıcı insanlar değilsek schopenhauer akıllı insan bağdaşımında bizi kafa karışıklığıyla bırakır gibi görünür, haliyle de Nietzsche bu boşluktan başlar. İyi günler diliyorum🙏
Schopenhauer Hakkında Saptama
Puan vermedi
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya
Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer, istenç tarafından tasarımların ortaya çıkması (shining) yani istencin nesneleştiği zaman-mekandaki nedensellik zinciri içinde olduğunu söyler.  Kör istencin açıklamasından sonra, Schopenhauer istençlerden nasıl kurtulmamız gerektiğini sorunsallaştırır. Zira, istenç kördür, istencin etik amacı olamaz, istencin amacı sadece yaşamak, güç ve genişlemekten ibarettir. İstenç, bir canavardır. Bu haliyle, İstenç etkisiyle yapılan eylem, davranış ve yönelmede insan asla özgür olamaz. Schopenhauer istencin ne olduğu, nasıl tezahür ettiğini ve istencin etkisindeki nedensellikle çalışan tasarım dünyasında asla bir moralitat'ın olamayacağını da açıklamıştır. İsteme ve Tasarım Olarak Dünya adlı eserinin, İstencin Olumsuzlanması bölümünden önce, kendisini bir karamsarlığa götürür. Bu karamsarlık, istencin olumsuzlanması bölümüne kadar okuyucuyu da bir çözümsüzlüğün ve bedbaht olmuş olmanın içerisinde tutar. Bu döngünün içinde, mutsuzluk hat safhaya çıkar, kişi resmen kendini, etrafını çevreleyen tasarım dünyasına tek düze şekilde bakar. Artık onun için istenç, ister evrendeki Karadelik olsun, ister bir kedinin yemek yemesi olsun isterse de cinsel haz içindeki deneyimleri olsun, artık kişi kendini, dolaysız nesne olan bedenini ve etrafındaki nesneleri aynı düzlemde isteme derecesi farklı olsun aynı anlamda görür.  
Felsefe-Düşünce
İsteme ve Tasavvur Olarak DünyaArthur Schopenhauer · Doğubatı Yayınları · 2020704 okunma
Asla bir ahlakın olamayacağını söyler demişsiniz ancak kitabın son kısmında ahlakın temelinden bahsediyor. Bu kitapta çok da değinmese de ipuçlarını adalet ve merhamet tartışmalarından çıkartabiliyoruz.
Önceki 2 yanıtı göster
Tabi nihilist bir belirtme yok, schopenhauer'da üç insan türü var: akıllı, ulu ve yaratıcı. Yaratıcı olanda ahlaki bir eğilimi ortaya çıkartmaz, akıllı insan bağdaşımı schopenhauer'a göre vicdan, merhamet ile ilişikili ama akıllı insan istenci olumsuzlamaz fakat istencin belirlediği "fabrikasyon insan" bağdaşımından farklı olarak istemesini ölçebilir, herkese vicdan, merhamet göstermez "yani bu durumlara ve kişilere göre değişken olan ahlaki bir tutumdur" akıllı insanın vicdanı, sadece zulüm gören insana yöneliktir; istencini artıramayan hatta belirli ölçüde bu dünyanın acısını çeken insanlara yapılır vicdan. İkinci insan türünde bulunan ulu insan, akıllı insandan çok farklı bir şekilde tam anlamıyla egoismini yenmiş, karakteri silinmiş (bireyselleşme ilkesi parçalanmış) insandır, onlar bu dünya felaket veya kötü olduğunu bildiklerinden insanlığa acıyarak bakarlar, keşiş gibi yaşarlar (buda keşişleri). Yaratıcı insan için ahlaki bir gereklilik yok. Mesela nietzsche bu insan türlerinden akıllı insan ile yaratıcı insanı birleştirir, schopenhauerdan hareketle vicdanı olumlamaz, güç istencinin kullanımı üzerinden değerlendirme yapar. Sonuç olarak, insan türlerinin Schopenhauer'a göre bağdaşımları üzerinden ahlak hakkında bir yargı üretiriz ve schopenhauer'ın bildiğimiz ahlak olmayan görüşlerini ilkin istemenin olumsuzlanma aşamasından sonra değerlendirebiliriz.
2 yanıtı göster
Schopenhauer Hakkında Saptama
Puan vermedi
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya
Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer, istenç tarafından tasarımların ortaya çıkması (shining) yani istencin nesneleştiği zaman-mekandaki nedensellik zinciri içinde olduğunu söyler.  Kör istencin açıklamasından sonra, Schopenhauer istençlerden nasıl kurtulmamız gerektiğini sorunsallaştırır. Zira, istenç kördür, istencin etik amacı olamaz, istencin amacı sadece yaşamak, güç ve genişlemekten ibarettir. İstenç, bir canavardır. Bu haliyle, İstenç etkisiyle yapılan eylem, davranış ve yönelmede insan asla özgür olamaz. Schopenhauer istencin ne olduğu, nasıl tezahür ettiğini ve istencin etkisindeki nedensellikle çalışan tasarım dünyasında asla bir moralitat'ın olamayacağını da açıklamıştır. İsteme ve Tasarım Olarak Dünya adlı eserinin, İstencin Olumsuzlanması bölümünden önce, kendisini bir karamsarlığa götürür. Bu karamsarlık, istencin olumsuzlanması bölümüne kadar okuyucuyu da bir çözümsüzlüğün ve bedbaht olmuş olmanın içerisinde tutar. Bu döngünün içinde, mutsuzluk hat safhaya çıkar, kişi resmen kendini, etrafını çevreleyen tasarım dünyasına tek düze şekilde bakar. Artık onun için istenç, ister evrendeki Karadelik olsun, ister bir kedinin yemek yemesi olsun isterse de cinsel haz içindeki deneyimleri olsun, artık kişi kendini, dolaysız nesne olan bedenini ve etrafındaki nesneleri aynı düzlemde isteme derecesi farklı olsun aynı anlamda görür.  
Felsefe-Düşünce
İsteme ve Tasavvur Olarak DünyaArthur Schopenhauer · Doğubatı Yayınları · 2020704 okunma
Asla bir ahlakın olamayacağını söyler demişsiniz ancak kitabın son kısmında ahlakın temelinden bahsediyor. Bu kitapta çok da değinmese de ipuçlarını adalet ve merhamet tartışmalarından çıkartabiliyoruz.
Hangi ahlak? Schopenhauer'ın vicdan(mitleid) ahlaki bir çıkarım olarak bile göremeyiz, schopenhaur'e göre ahlaki yargı vicdan, istemenin öteki için olumsuzlaması sonuç olarak bilinir, kişi burada özgür olacağı için ahlak özgürlüğe yaslanır. Merhamet, vicdan istemenin olumsuzlanmasıdır, buradan kişi egoisme kapılmadan özgür olur, özgür va başkası için acıma (empati) nedensel ilişkilerden kopmuş ahlak olarak belirlenir. Kişinin yasa, ilke ve deontolojik kantçı pratik akıl anlamında schopenhauer'ın "ahlaklık"tan bahsedemeyeceğini söyledim. Haliyle dediğimi sayenizde daha iyi açımladım. 🙏👍👍
4 yanıtı göster
Doppler'den İnsan merkezciliğe Eleştiri
Dünyanın geleceği buna bağlı. Dünya insanlara ait değil, insanlar dünyaya ait. Dünyanın başına gelen her şeyin bizim de başımıza geleceğini, dünyaya tükürürsek kendimize tükürmüş olacağımızı çocuklarımıza öğretmeniz gerek.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Edebiyat
Bu yorum görüntülenemiyor