Tabi nihilist bir belirtme yok, schopenhauer'da üç insan türü var: akıllı, ulu ve yaratıcı. Yaratıcı olanda ahlaki bir eğilimi ortaya çıkartmaz, akıllı insan bağdaşımı schopenhauer'a göre vicdan, merhamet ile ilişikili ama akıllı insan istenci olumsuzlamaz fakat istencin belirlediği "fabrikasyon insan" bağdaşımından farklı olarak istemesini ölçebilir, herkese vicdan, merhamet göstermez "yani bu durumlara ve kişilere göre değişken olan ahlaki bir tutumdur" akıllı insanın vicdanı, sadece zulüm gören insana yöneliktir; istencini artıramayan hatta belirli ölçüde bu dünyanın acısını çeken insanlara yapılır vicdan. İkinci insan türünde bulunan ulu insan, akıllı insandan çok farklı bir şekilde tam anlamıyla egoismini yenmiş, karakteri silinmiş (bireyselleşme ilkesi parçalanmış) insandır, onlar bu dünya felaket veya kötü olduğunu bildiklerinden insanlığa acıyarak bakarlar, keşiş gibi yaşarlar (buda keşişleri). Yaratıcı insan için ahlaki bir gereklilik yok. Mesela nietzsche bu insan türlerinden akıllı insan ile yaratıcı insanı birleştirir, schopenhauerdan hareketle vicdanı olumlamaz, güç istencinin kullanımı üzerinden değerlendirme yapar. Sonuç olarak, insan türlerinin Schopenhauer'a göre bağdaşımları üzerinden ahlak hakkında bir yargı üretiriz ve schopenhauer'ın bildiğimiz ahlak olmayan görüşlerini ilkin istemenin olumsuzlanma aşamasından sonra değerlendirebiliriz.