güzel yönleri var. proje için aldım, öğrencilere dağıtmadan evvel bir göz gezdireyim dedim; çocuklara güzel şeyler öğretir yanları mevcut.
kar tutar mı acaba?
proje nedeniyle aldığımız kitaptır kendisi. kitabın en etkili iletisi, elinize geçince ve okuyunca ortaya çıkıyor:
bunun için o parayı vermeye gerek var mıydı?
sayfa sayısıyla kıyaslama durumu gibi düşünülmesin, zirâ dirilen şehir de çok uzun değildir yahut bir fikirle ne yaparsın kitabı da; fakat başucunda tutasın gelir.
kar yağıyor.
hiçbir şey anlatmayan, anlatsa da anlamadığım anlattığı şeyi; kendi anlamlandırmalarımı yapabildiğim filmleri, kitapları severim, hâliyle bunu da sevdim. 42'ye dair oluşturulan anlamların sonunda yazarın sayının bir anlamı olmadığını, bir sayı yazması gerektiği ve aklından geçenin 42 olduğu, bu yüzden bu sayıyı yazdığını ifade etmesi esasında bir şeye anlam katanın bakışımız olduğu gerçeğine vurgu yapmakta diyerek bir yargıya varmak istemiyorum. Orhan Veli'nin şiirini duyumsattı:bütün güzel kadınlar zannettiler ki, aşk üzere yazdığım her şiir kendileri içindir, bense daima acısını çektim, onları iş olsun diye yazdığımı bilmenin. böyleydi sanırım.
her bölümde aha başlayacak aha başlayacak derken bir zaman sonra yahü sanki bir şey yok başlayacak dediğim, bir umut devam ettiğim, bitirdiğimde de içten içe bittiğim bir kitap; bir puan da mecburi verdim ama bence bana 10 puan verilmeli kitabın sonunu getirdiğim için yahut eksi verilmeli bana da kendime zulmettiğimdennn
diyeceksin ki, anlayamamışsın; ne ziyan! 100 sayfa üstü okudum, okuduğum ortam genelde gürültülü idi; bununla beraber, sanıyor musun pazar akşamları, sizin mahalleden geçerken, süslenmiş olarak, ben de sana şimdiki kadar kıymet vereceğim.