Nilgün

Nilgün
@Fensel
Sonsuzluğu ölçülemez evrenin içinde Dünya küçücük bir kum tanesiydi, minicik bir kum tanesi...
Sayfa 259·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Hüngür hüngür ağlayan delikanlı, koluna girdiği babasıyla birlikte Galata'ya doğru ilerlerken Uzun İhsan Efendi hala, -- "Her şey ben ve benim düşüncelerimden ibaret olsa da bu dünyada yaşamak zevkli bir şey" diyordu, "Sen! Oğlum! Sen benim zihnimde bir düş, bir düşüncesin. Bana şu anda dokunuyorsun. Ama ben sana dokunamıyorum. Çünkü düșlere dokunmak mümkün olabilir mi?".
Sayfa 127 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Gece ile gündüz bir makas gibi ömür kumaşlarını kesip biçerken, nefesler bir buğu gibi ebed memleketine doğru uçarken, mezarlar her gün binlerce kurban alırken insanlar yine de çılgınca eğlenip duruyorlardı.
Sayfa 67·Kitabı okudu
"Mızıka çalındı, düğün mü sandın! Al yeşil sancağı gelin mi sandın!"
Sayfa 29 - Karma Kitaplar·Kitabı okudu
İnsanı okumak en zor okuma ödevidir. Daha zor olan kendini okumaktır. Ne diyor Şeyh Galip; Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Sayfa 216·Kitabı okudu