Mythostan bahsederken bu söylev biçiminin genelde şiir türü ile bağlantılı olduğunu unutmamak gerekir; mythosu yaratanlar şairlerdir ve onlar olmadan mythos olmazdı.
Epik şiirin mythosu iddialı bir konuşmadır, uygulama gerektirir; sadece erkeklere özgü bir nitelik olan otoriteden yoksun konuşmacılar sayılan kadınlar tarafından verilmemesi ve genç erkeklerin ağzına yakışmaması bu durumun bir kanıtıdır. Kısacası mythos her şeyden önce otoriter bir konuşmadır.
Vahyin altıncı bölümü tarihin en renkli güçlerini büyük bir coşkuyla mahşerin dört atlısı olarak tanımlar. Her atlının kendine özgü büyük bir misyonu vardır. Birinci atlı beyaz bir atın üzerinde oturur başında bir taç vardır ve tanrının dünyasını yaşamı ve umudu temsil eder. İkinci atlı savaş, kan kırmızı bir küheylana biner ve kocaman bir kılıç taşır. Bu adlı iktidarı ve resmi politikaları temsil eder. Üçüncü atlı siyah bir atın üzerinde seyahat eder ve refah ile kıtlığı ölçmek üzere bir terazi taşır. Karamsar ekonomistin atasıdır. Bu kitabın konusu olan dördüncü atlıysa soluk ve kansız bir ata bilmektedir. Hem veba hem de ölümdür ve dünyanın dört bölümünü açlıkla hastalıkla türlü biçim ve büyüklükteki yeryüzü yarattıklarıyla öldürme gücüne sahiptir. Dört atlı kah devrimlerle kah kıtlıkla ve sürekli değişen ölümcül salgın türleri ile dünya tarihini hep birlikte yazmışlardır.