ferruhan seylan

ferruhan seylan
@Ferruhan
10/10
·104 syf.··
2020 11. kitabı
Aslında hakkında pek bir şey söylemeye gerek de olmayan bu kitabı herkesin okuması lazım. Kısa bir hikaye de olsa, farkında olmadan kişiye çok şey katıyor ve yazar hikayeyi akıcı bir şekilde dolu dolu anlatıyor. Kitabı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine almıştım. Güzel olmasını bekliyordum ama kitap benim beklentimin de üstünde çıktı. Evet biraz abartı gibi duruyor ama bu, yazarın hayal gücünün ne kadar geniş olduğunu gösterir bana göre. Bir kişinin imkanları ne kadar sınırlı olursa olsun hiçbir şeyin imkansız olmadığını, insan hücre gibi bir odaya kapatılsa da gördüğü en küçük bir fırsatı değerlendirip, satrancı hayal gücüyle de olsa geliştirip, en iyi oynayacak şekle gelebilmesinin imkansız olmadığını anlatıyor bize. Kitabın konusuna gelecek olursak, kitap, bir gün içinde sadece bir yatak, bir dolap, bir leğen bulunan odaya işlediği suçtan dolayı giren ismi kitapta Dr. B. olarak geçen bir adamın hikayesini anlatıyor. Dr. B. , içinde saat dahi olmayan odada artık zihninin tembelleştiğini fark ediyor ve çok sıkılıyor. Bir gün sorgu için gittiği yerden odasına kaçak olarak satranç kitabı getiriyor ve satrancı öğrenmeye başlıyor. Bir süre sonra uykusunda bile kendi kendine zihninde satranç oynadığını fark ediyor ve bu bir saplantı haline geliyor. Dr. B. , cezası bitip odadan çıktıktan sonra seyahat ettiği bir gemide öğrenir ki dünya satranç şampiyonu var. Ne yapıp edip sonunda dünya şampiyonu Czentovic ile maç yapabilir. Kazanan rakibinin bir sonraki hamlesini bildiği için Dr B. olur. İkinci maçta Dr. B. kriz geçirdiği için maç yarıda kalır. Eğer hala Satranç'ı okumadıysanız inanın çok şey kaçırıyorsunuz. İki gününüzü bile almayacak olan bu kitabı bence hemen alın ve okuyun. İnanın pişman olmayacaksınız. :)
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

ferruhan seylan

, bir kitap okudu
10/10
·104 syf.··
2020 11. kitabı
Stefan Zweig
8.1/10 · 279,5bin okunma
8/10
·208 syf.··
2020 10. kitabı
Marcus Aurelius'un ''Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın hatırlanandan farkı yok.'' sözünden alıyor kitap başlığını. Ne yalan söyleyeyim bu sözden ben de çok etkilendim tabii üzerine biraz düşündükten sonra. Normalde bir kitabı bitirmem en fazla bir hafta sürerken, ikinci olarak bu kitabını okuduğum Irwin D. Yalom'un diğer kitabı Nietzche Ağladığında kitabını bitirmem aylar sürmüştü. Orada biraz daha fazla psikolojik terim kullanılmıştı belki de ondan. Günübirlik Hayatlat fazla kalın olmadığından hızlıca okurum diye tahmin etmiştim ancak bu kitap da aylarımı almasa da haftalarımı aldı. Bunda ise nedenini hala bilemiyorum. Lise yıllarımda psikoloji bölümünü çok istememin nedeni, Bir Psikiyatristin Gizli Defteri kitabını okumamdı. Şimdilerde çok hatırlamasam da yazar, birbirinden gerçek hayatta karşılaştığı birbirinden ilginç psikolojik vakaları anlatmış ve ben o hikayelere gerçekten hayran kalmıştım. Günübirlik Hayatlar'dan da böyle hikayeler beklediğim için açıkçası kitabı bitirince birazcık hayal kırıklığı yaşadım. Kitapta daha çok her psikiyatristin karşılaşabileceği durumlar anlatılmış. Bir hikayesinden örnek verecek olursam, psikiyatriste gelen ölmek üzere olan bir hasta, yaşamda anlam arayışına çıkıyor ve yazar hastayla aralarında geçen konuşmaları özet geçerek anlatıyor. Sıkıcı mı diye soracak olursanız kitabın hiçbir yerinde sıkılmadım, bütün kitabı yavaş da olsa büyük bir ilgiyle okudum. Belki de psikolojiye karşı ilgili olmamdandır. Son olarak diyeceğim şu ki; kitabı okumazsanız çok büyük bir kayba uğramazsınız elbet amaa eğer ki benim gibi psikolojiye meraklıysanız ya da psikoloji okuyorsanız mutlaka okumalısınız derim :) Çünkü on gerçek psikoterapi hikayesinden oluşan bu kitapta psikolojiye dair sizi gerçekten bilgilendirecek yazılar var.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
10/10
·375 syf.··
2017 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2017 17:39
Okuduktan sonra, okumakta ne de geç kalmışım dediğim, şimdiye kadar okuduğum en güzel kitaplardan biriydi Uçurtma Avcısı. Afgan bir çocuğun gözünden hem yakın Afganistan tarihini okuyup, hem o zamandaki insanların nasıl zorluklar yaşadığını, acılarını, hüzünlerini kitabı okurken anlatan ile birlikte siz de yaşıyorsunuz. Yazar, olayı sade bir şekilde ve oldukça sürükleyici anlatmış. Kitap reklamı yaparken derler ya kitabı elinizden bırakamayacaksınız diye, bu kitabı okurken gerçekten elinizden bırakamıyorsunuz. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldığım bu kitabın, bir de filminin olduğunu duydum ve eve gider gitmez filmi izledim. Büyük ihtimalle önce kitap yazılmış ve film ona uyarlanarak çekilmiş. Evet film kitabın aynısıydı fakat her film-kitap ilişkisinde olduğu gibi filmde olaylar kitaptaki gibi tüm ayrıntısıyla anlatılmamış ve maalesef olayların büyük bir kısmı atlanmış. Filmi de olan kitapları okuduğum ve filmini izlediğim zaman çoğunlukla kitabı daha çok beğeniyorum. Neden diye soracak olursanız, kitapta kahramanları görmediğimiz için onları gözümüzde kendimiz canlandırıyoruz ve kahramanları istediğimiz şekle sokabiliyoruz. Ancak filmde maalesef öyle bir şansımız olmuyor. Kahramanlar önümüze hazır bir şekilde sunuluyor ve bize sadece onları izlemek kalıyor. Afganistan halkının yaşadığı dramı mükemmel şekilde anlatan bu kitapta olaylar şöyle geçiyor. Kitabın ana kahramanları olan Emir ve Hasan çocukluktan beri arkadaşlardır ve aynı zamanda süt kardeşlerdir. Emir’in babası Kabil’de saygın bir kişidir, Hasan’ın babası ise onun hizmetçisidir. Emir ve Hasan sürekli birlikte gezerler ve kimi zaman başlarını belaya sokarlar. 1970’lerde gerçekleşen Sovyet işgali nedeniyle Emir ile babası zorluklarla Amerika’ya giderler. Emir orada kendi düzenini kurar, babası
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma