Bulunduğum şehre söyleşiye gelen sayın yazarın hatırası kalsın imzalı kitabım olur düşüncesiyle aldığım bir eser. Ve her sayfasında kendimden bir şey bulduğum, sohbet havasında ilerleyen, iyi ki okumuşum dediğim, yazarı yanı başımda konuşurken hissettiğim bir kitap. Tek kelimeyle mükemmel.
Tam anlamıyla beyninizi gıdıklayan bir kitap. Oldukça keyifli bir okuması var. Kitaptaki her bölüm başka kişilerin hayatı ve hepsi yarım kalan anlar. Aslında kısa bir durumu ifade edip başka hikayelere atlıyor. Ben çok beğendim.
Kitabın isminden tutun da yazıldığı dile kadar her şey çok güzel. O kadar masalsı bir dille yazılmış öyle içine alıyor ki okuduklarınızın acı dolu kısmını anlayamıyorsunuz bile. Yakın zamanda bu yazarın bir eserinin tiyatrosuna gitmiştim. Açıkçası ondan etkilenip okumak istedim. Ama bu kadar üst düzey olacağını düşünmemiştim. Hüzünlü ve akıcı ama bir o kadar tekrar tekrar okutan bir yazar. Başlıktaki anlamın ince dokunuşu bile ayrı bir şey.
Kısa ve akıcı bir kitap. Ama kullanılan kelime seçimleri bana çok basit ve itici geldi. Kitabı çok beğenen de olabilir ama bana hiç hitap etmiyor. Merak ettiğim ve yeni aldığım için, tabiri caizse hatrı kalmasın diye okudum.
Yazarın notuna göre elli bir kişinin ağzından tek tek anlatılıyor ve sabah bindikleri otobüsteki kısa bir sürede geçiyor. Ve tamamen bilinçakışı ile gerçekleşiyor. Çok kötü durumlar yaşayan insanların hepsinin bu kadar yoğun duygusunu, çok kaba kelimelerle(belki de doğallık katmak içindir) anlatımı beni çok yordu. Hani hiç mi yok iyi düşünen, mutlu olan. İlkokul çocuğu bile depresif anlatılmış.
1415 yılında Fransa-İngiltere arasında geçen Agincourt savaşını(Yüzyıl Savaşları) konu alıp kara mizah ile anlatımı yapılmış bir kitap. Oldukça akıcı ve basit bir dille anlatılmış. İçeriğindeki abartılı anlatımlar bazen rahatsız edici olsa da bu yazarın kitaplarını seviyorsanız, okuması oldukça eğlenceli olacaktır. Zambak çiçeğinin konuşmaları belki daha etkileyici ve fazla olabilirdi ama zaten en son yine onunla bitiriyorlar, belki oradan kurtarabiliriz. Ayrıca kitabın adına en başta anlam verememiştim ama sonradan çok anlamlı olduğunu anladım.
Kitabı bitirdikten sonra belgeselini açıp izledim ve kitabın etkisi üzerimde daha da arttı, tavsiye ederim.