Fetullah kaya

Fetullah kaya
@Fetullahkaya
Okul Öncesi Öğretmeni
Üniversite
Van
2 Temmuz
123 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2026 37. kitabı
Ölüm... Herkesi korkutan, kimsenin konuşmak istemediği o kaçınılmaz konu. Özellikle de bir yakınınızı kaybettiyseniz, bu korku günlük yaşamınızın sessiz bir uğultusu haline gelir. Bahçıvan ve Ölüm, yazarın babasının hastalık sürecini, ölümünü ve ardından yaşadığı yas dönemini anlattığı son derece kişisel bir roman. Ancak bu kitap yalnızca bir ölüm hikâyesi değil; bir oğlun babasını kaybederken hafızasına, çocukluğuna ve geçmişine tutunma çabası. Romanın merkezinde bahçe metaforu bulunuyor. Babası bir bahçıvan. Ömrü boyunca toprağı işliyor, ağaçlar dikiyor, çiçekler yetiştiriyor. Hastalık bedenini yavaş yavaş tüketirken geriye emek verdiği bahçe ve bıraktığı hatıralar kalıyor. Bu yüzden kitabın en çarpıcı cümlesi aynı zamanda bütün romanın özeti: "Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." Gospodinov ölümü büyük felsefi tartışmalarla değil; bir sofraya duyulan özlemle, baharda açacak çiçekleri merak etmekle, bir kuşun sesini son kez duymak istemekle anlatıyor. Bu sade yaklaşım kitabın etkisini daha da artırıyor. Roman boyunca insanın aklında şu soru dolaşıyor: "Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi öldüğünde bizden ne kalır?" Ölümü değil, faniliği; kaybedeni değil, geride kalanı anlatan hüzünlü ve derin bir eser. 7/10
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·376 syf.··
2026 34. kitabı
Yine İskender Pala, yine enfes bir roman... Tarihî roman okumayı seven biri olarak İskender Pala'nın kitaplarına her zaman ayrı bir ilgi duydum. Azdahak da bu beklentimi fazlasıyla karşıladı. Yazar, 1577 yılının İstanbul'unu öyle canlı ve gerçekçi anlatıyor ki kendinizi bazen saray koridorlarında, bazen dar sokaklarda, bazen de kuyruklu yıldızın gölgesinde korkuyla gökyüzüne bakan halkın arasında hissediyorsunuz. Romanın merkezinde gökyüzünde beliren bir kuyruklu yıldız var. Ancak kitap sadece bunun etrafında dönen bir tarih hikâyesi değil. Cinayetler, sırlar, entrikalar, güç mücadeleleri ve hakikati arayan insanlar sayfalar ilerledikçe birbirine ustalıkla bağlanıyor. Özellikle ilim ile hurafenin karşı karşıya geldiği bölümler beni çok etkiledi. Kitabı okurken sık sık şunu düşündüm: Aradan yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen insan değişmiyor. Korkuları, çıkarları, iktidar hırsı ve hakikati kendi penceresinden görme çabası bugün de aynı şekilde devam ediyor. Mütedeyyin bir okur olarak eserde dikkatimi çeken noktalardan biri de din ile hurafenin birbirinden ayrılması gerektiğine yapılan vurgu oldu. Roman, inancın değil; cehaletin ve dini çıkar için kullanan insanların topluma zarar verdiğini başarılı şekilde gösteriyor. İskender Pala'nın güçlü kalemi, tarih bilgisi ve akıcı anlatımı sayesinde 376 sayfalık bu eser kendini hiç sıkmadan okutuyor. Tarihî roman, polisiye ve gizem seven herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitaptan aklımda kalan en güçlü cümlelerden biri ise şuydu: "Halktan birisi cahilce sözler edebilirdi ama bir din adamının cehaleti memlekete ziyan sayılırdı." Kitabı bitirdiğimde geriye sadece bir tarihî macera değil, insanın korkularına, inançlarına ve hakikati arayışına dair derin bir sorgulama kaldı. Puanım:
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,644 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 28. kitabı
Bazı insanlar kalabalığın içinde kaybolur, bazıları ise insanlardan uzaklaştıkça kendini bulmaya çalışır. Yalnız Gezenin Düşleri tam olarak böyle bir ruh hâlinin kitabı. Rousseau bu kitapta bize büyük olaylar anlatmıyor. Bir insanın kırgınlığını, yalnızlığını ve iç sesiyle baş başa kalışını anlatıyor. Doğaya kaçıyor, insanlardan uzaklaşıyor, sessizlikte huzur arıyor. Ama kitap ilerledikçe şunu hissediyorsunuz: İnsan bazen herkesten uzaklaşsa bile kendinden kaçamıyor. Kitabın en etkileyici tarafı samimiyeti. Kendini güçlü göstermeye çalışmıyor. Kırılıyor, düşünüyor, susuyor, içine kapanıyor. Ve bir noktadan sonra kitap şunu düşündürüyor: Belki de insanın en uzun yürüyüşü, kendi içine yaptığı yürüyüştür.
Yalnız Gezenin DüşleriJean-Jacques Rousseau · Bordo Siyah Yayınları · 20045bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2026 23. kitabı
Comala’nın büyülü gerçekçiliği baştan itibaren insanı içine çekiyor. Juan Preciado’nun babasını aramak için kasabaya gelişiyle birlikte ben de onunla birlikte o belirsiz dünyanın içine girdim. Okurken en çok hissettiğim şey tedirginlikti. Sokaklar boş ama sessizlik bile canlı gibi; sürekli bir fısıltı var. İlk başta kimin kim olduğu, kimin yaşadığı kimin öldüğü çok karışık geliyor. Sayfalar ilerledikçe bu karmaşanın bilinçli olduğunu fark ediyorsun. Juan’ın karşılaştığı her hikâyede bir şeylerin açığa çıkmasını beklerken daha da derin bir belirsizliğe sürükleniyorsun. Dorotea ve Susana San Juan’ın hikâyeleri özellikle akılda kalıyor, Pedro Páramo ise giderek bir karakterden çok kasabanın kendisi gibi hissediliyor. Kısa bir roman ama bıraktığı etki oldukça büyük; bitince uzun bir yolculuktan dönmüş gibi hissettiriyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,289 okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2026 21. kitabı
İyi Düşün Doğru Karar Ver okudukça şunları fark ettim, özgüven dediğimiz şey aslında kendim olmak değilmiş, kendimle yüzleşebilme cesaretiymiş. İnsan çoğu zaman başkalarının beklentileriyle yaşarken kendi sesini kaybediyor ve bunu fark etmiyor bile. Bir noktadan sonra şunu fark ediyorsun, kendi düşüncelerinin dışına çıkamayan kişi insan ilişkilerinde başarılı olamaz fikri sandığımızdan daha derin. Çünkü mesele sadece başkasını anlamak değil, kendi doğrularının da sorgulanabilir olduğunu kabul etmek. Ben bu kitaptan şunu anladım, insan kendi zihnini mutlak doğru kabul ettiği sürece ne kendini geliştirebilir ne de gerçek bir bağ kurabilir. Düşüncelerini sorgulamadan yaşarsan hayatını da sorgulamadan yaşarsın ve en tehlikelisi de bu, farkında olmadan eksik bir hayat sürmek. Bu kitap kendini tanımak isteyenler için güçlü bir başlangıç, özellikle psikoloji alanında bir şeyler okumak isteyenlere ilk adım olarak öneririm.
İyi Düşün Doğru Karar VerDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20081,787 okunma