FEY

FEY
Hayata nasıl mı bakıyorum… İçime ve duvarlara bakmaktan fırsatım olmuyor. (Paylaştığım hiçbir şey beğenilsin diye değildir.)
Biz de anca reels kaydıralım..
Nevevî on yaşına basınca, babasının dükkânında çalışmaya başladı. Fakat o ticaretle uğraşmayı sevmediği gibi, arkadaşlarıyla oynamayı da arzu etmezdi. Erginlik çağına girerken hıfzettiği Kur'ân-ı Kerîm'i her fırsatta okumaktan büyük haz duyardı. Evliyâullâhdan mübârek bir zât diye bilinen, daha sonraları Nevevî'nin mânevî mürşidi olan Yâsîn İbni Yûsuf el-Merâkeşî (veya Zerkeşî) o sıralarda Nevâ'ya geldi. Çocukların birlikte oynayalım diye zorlamasına rağmen onlardan kurtulup Kur'ân okumaya çalışan Nevevî'yi pek sevdi. Nevevî'nin Kur'ân hocasına giderek, bu çocuğun ileride önemli bir âlim ve büyük bir zâhid olacağını tahmin ettiğini, onunla özel sûrette meşgul olmasını istedi.
Sayfa 44 - 45·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İslâm dinine olan hizmetlerine bakarak kendisine, dini ihyâ eden kimse anlamına Muhyiddin lakabı verilmiştir. Övülmekten hoşlanmayan Nevevî, dinin her zaman canlı ve dipdiri olduğunu, kimsenin ihyâsına ihtiyacı bulunmadığını belirterek, kendini tezkiye anlamı taşıdığı için bu lakapla anılmaktan hoşlanmaz, hatta kendisine Muhyiddin diyenlere hakkını helâl etmeyeceğini söylerdi.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Suâl: Sahih Hadisler Sadece Kütüb-i Sitte'de Mi Bulunur?
Hadisler çoğu kere, "Bu, Kütüb-i Sitte'de var mı?" veya "Buhârî bunu nakletmiş mi?" yahut da "Müslim'in kitabında geçiyor mu?" cümleleriyle araştırılmaktadır. Bu tür sorular, aslında sahih hadislerin sadece Kütüb-i Sitte'de veya Buhârî ve Müslim'in el-Câmi'u's-sahih'lerinde bulunduğu, bunların dışındaki hadis kitaplarına güvenilemeyeceği kanaatından kaynaklanmaktadır. Bu, çoğu kişinin her şeyi Kur'ân'da aramasına benzemektedir. Yeterli din kültürü almamış kimseler, dinî bir esas kendilerine hatırlatılınca hemen "Bu Kur'ân'da var mı?" diye itiraz anlamında sorular sorarlar. Her şeyi Kur'ân'da aramak nasıl hatalı bir tutum ise hadis diye duyulan her sözü de mutlaka Buhârî ya da Müslim'de bulmaya çalışmak yahut Kütüb-i Sitte'de görmek istemek de en azından o kadar hatalıdır. Güvenilir her hadisin mutlaka Buhârî ve Müslim'de olması lâzım geldiği düşüncesinden vazgeçilmelidir. Zira Buhârî de Müslim de "bütün sahih hadisleri toplamak" amacıyla kitaplarını tasnif etmiş değillerdir. Kitaplarına aldıklarının kendilerine göre "sahih" olmasına dikkat etmişler fakat bütün sahihleri toplamak gibi bir çalışma içine girmemişlerdir. Buhârî ve Müslim dışında hatta Kütüb-i Sitte dışında kalan diğer hadis kitaplarında da sahih hadisler bulunmaktadır. Şu kadar var ki âlimler, Buhârî ve Müslim'in her ikisinin birden kitaba aldığı (müttefakun aleyh) hadisleri, en güvenilir sahih hadisler olarak kabul etmişlerdir.
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Hadisçiler gerek sened gerekse metin tenkidinde tarih, psikoloji ve sosyolojiden yararlanmışlardır. Bir sözün uydurma olup olmadığını tesbit için dikkate aldıkları ölçüler, hadisçilerin metin tenkîdi konusundaki gayretlerinin en belirgin örneklerini oluşturmaktadır.
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Hadisçilerin senedlere özel bir önem verdikleri doğrudur. Ancak bu, onların metin tenkidi ile hiç meşgul olmadıkları anlamına gelmez. İç tenkid veya metin tenkidi konusunda da geliştirilmiş özel bilim dalları bulunmaktadır. Meselâ, hadis metinlerinde geçen anlaşılması zor kelimeleri konu edinen "Garîbü'l-hadîs ilmi", hadislerin anlaşılmasını kolaylaştıran "Hadislerin vürud sebepleri ilmi", "Nâsih-mensuh ilmi", birbirine mâna bakımından zıt gibi görünen hadisleri tetkik eden "Muhtelifü'l-hadis ilmi", ALLÂH Teâlâ'nın sıfatlarıyla ilgili kelimeler ihtivâ eden hadisleri inceleyen "Müşkilü'l-hadîs ilmi", muârızı olmayan hadisleri ifade eden "muhkem" gibi terimler doğrudan doğruya ve sadece hadis metinleriyle ilgilidir. Ayrıca maklûb, müdrec, münker, musahhaf ve muallel gibi sened ve metin arasında müşterek olan terim ve bilimsel branşlar da söz konusudur.
Sayfa 40·Kitabı okuyor