FEY

FEY
Hayata nasıl mı bakıyorum… İçime ve duvarlara bakmaktan fırsatım olmuyor. (Paylaştığım hiçbir şey beğenilsin diye değildir.)
Hiçbir şey kâr etmez deli gönlüme Yalnız hayâlinle teselli bulur Öyle hasretim ki bir dost sesine Beni bugünlerde ara ne olur Eşini kaybetmiş kuşlar gibiyim Sensiz yosun tutmuş taşlar gibiyim Hayra yorulmayan düşler gibiyim Beni bugünlerde ara ne olur Benim yolum artık bir çıkmaz sokak Nazını işveni bir yana bırak Duymazsam sesini kalbim duracak Beni bugünlerde ara ne olur
Reklam
— Yarın müsait olacağım inşallah Hocam. Kusuruma bakmayasın — “Kendi kusurlarım bitince seninkine de bakarım”
Elvedâ Güzeller Güzeli.. Evvelim de Sen, âhirim de Sen.. Umûdum da Sen, dayandığım da Sen.. Yok ki eşin benzerin Çünkü Kur’ân inmeye başladı Seninle.. Gayretimle ve gönülden isteğimle Seninle başladım bu kutlu göreve Mukabele ettik Cebrâil (a.s.) ve Peygamberimiz’ce(s.a.s) Duâ ettik, şefaat diledik bin aydan daha hayırlı Kadir’de.. Yine gel Sen ey güzel Yine gel Sen en güzel Terk etme bizi ümitsizliğe Terk etme bizi rahmetsizliğe ve bereketsizliğe
Dilimizde bir söz vardır, olmuş işin kötüsü olmaz, biz olacağa bakalım diye; üzmeyin kendinizi…” gibi bir sürü söz sıraladım.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Terk edenlerin terk edişlerinden terk-i dünya eder insan. Terk-i dünya nasıl olur? Yalnızca dünyadan el etek çekmekle olmaz. Bazen dünyanda baş köşede yer verdiklerinle dünyan senden çeker elini. Güzel duyguların, samimi gülüşlerin… Yüzündeki uzun süreli tebessümler seni terk etmişse o dünya artık senin dünyan değildir. O çok değer verdiklerinle beraber dünyan da gider, dünyan da seni terk eder.