FEY

FEY
Hayata nasıl mı bakıyorum… İçime ve duvarlara bakmaktan fırsatım olmuyor. (Paylaştığım hiçbir şey beğenilsin diye değildir.)
Kalabalıkta kimsenin yüzü kendinin değildir, bilirsiniz.
Sayfa 6·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tertip (2)
Kur’ân’ın surelerinin şu anda bizim elimizdeki şekliyle yapılan sıralaması halifeler tarafından değil, bilâkis, ALLÂH’ın yol gösterdiği şekilde Hz. Peygamber (s.a.) tarafından yapılmıştır. Ne zaman bir sûre nazil olsa Hz. Peygamber (s.a.) vahiy kâtiplerini çağırır, kelime kelime onu dikte ettirir ve şu sûrenin, şu sûreden önce veya sonraya yerleştirilmesini emrederdi. Aynı şekilde, başlı başına bir sûre oluşturmayan bir pasaj, bir bölüm veya bir âyet nâzil olduğunda onun nereye yerleştirileceğini, hangi sûrenin bütünü olduğunu belirtirdi. Namaz sırasında veya başka zamanlarda, bu sıralamaya göre Kur’ân’ı okur ve ashâbına da bu sıralamaya göre ezberleyip okumalarını söylerdi. O hâlde, Kur’ân’ın bugünkü sıralamasının Hz. Rasûl (s.a.) tarafından, vahyedenin bildirdiği şekilde, tamamlandığı günkü tertiple aynı olduğu tespit edilmiş bir gerçektir.
Sayfa 26 - 27
TERTİP
Kur’ân bütün zamanlara hitap eden bir kitap olmasına rağmen, 23 yıl boyunca İslâmî hareketin geçtiği çeşitli safhaların gerektirdiklerine göre parça parça indirilmek zorundaydı. Bu nedenle, hareketin derece derece meydana gelen gelişimine uygun olarak indiriliş sırasının, Kur’ân’ın tamamlanmasından sonra uygun olmayacağı açıktır. O hâlde, değişen şartlara uygun yeni bir düzenleme gerekiyordu. Hareketin ilk safhalarında Kur’ân, İslâm’dan tamamen habersiz olan kimselere hitap ediyordu ve tabiî olarak her şeyden önce onlara imanın temel ilkelerini öğretmek zorundaydı. Fakat tamamlandıktan sonra Kur’ân, çoğunlukla, İslâm’ı kabul eden ve kendilerine Hz. Peygamber (s.a.) tarafından emanet edilen görevi yürütmek üzere bir toplum oluşturan kimselerle ilgilenmeye başladı. Her dönemdeki İslâm toplumlarının ihtiyaçlarına uygun olması için, tamamlanmış kitabın tertibinin kronolojik düzenden farklı olması gerektiği açıktır. Daha sonra Kur’ân, her şeyden önce Müslümanları, hayatlarını düzene sokma ile ilgili görevleri konusunda da donatmak zorundaydı. Ayrıca onları, İslâm’dan habersiz olan kişilere Kur’ân’ın mesajını iletmek üzere de hazırlamalıydı. Devamlı uyanık olmaları için onlara, geçmiş peygamberlerin ümmetleri arasında ortaya çıkan sapıklık ve kötülükleri de hatırlatmalıydı. Bu nedenle “Alâk” ve benzeri Mekkî sûreler değil de, Bakara ve benzeri Medenî sûreler Kur’ân’ın baş kısımlarına yerleştirilmeliydi. Bu bağlamda bir şey daha gözönünde bulundurulmalıdır. Birbirine benzer konuları ele alan surelerin bir araya toplanması fikri de Kur’ân’ın gayesine aykırıdır. İncelenmesinin herhangi bir anında tek yönlülükten kaçınmak ve İslâm’ın tamamını okuyucunun gözleri önüne sermek amacıyla Mekkî sûreler Medenî sûrelerin arasına serpiştirilmeli, Mekkî sûreleri, Medenî sûreler takip
Sayfa 26
Issızdır artık gönlümün bahçesi ve her yer kapkara, ateşe verdim geçtiğimiz aylardan bir ayda. Hangi ay’da yandı? Su’yun tükendiği, kıtlığın en zirve olduğu bir ayda, fermuarı açık kalan tarafından düştü kalbimin bir anda. Ve yanıverdi.

FEY

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Nurullah Genç
8.2/10 · 1.428 okunma