Acı veren, kahreden bir aydınlık sarmıştı dünyasını; bir ışık hep içindeydi, hiç terk etmiyordu kendini. Ama yüreğini biteviye kanatıyor, sarsıyordu onu. Ân oluyor, damarlarını kuruturcasına yakıyordu bedenini; ân oluyor, içinin karanlık buzullarını eriterek duygu ve düşüncelerini sular altında bırakıyordu.