…
Çünkü çiçeğe küskündür bu dal
Kırdığındır senin, orta yerinden
Ve işte budur vebal…
Ve dalı kırık, darmadağınık bu aşk
Özetindir senin,
İster git, ister kal…
…
Olsam küçük bir kız olsam
denize bakan evlerde
düşlerimden çıkıp gelse
beyaz yelkenliyi görsem
yanaşmak istese yanaşamasa
kıyılarım çekildikçe çekilse
işte bu
olsam olsam ağaç olsam
çekirdekten bitme erik ağacı
dallarım yaprağım çiçeğim
budansam, sahibim efendim
kayısıya çevirmek istese beni
bağırsam bağırsam sesim çıkmasa
rüzgar bile sesimi taşımasa
işte bu
...
“Körleşme” diyor telefondaki ses
bakmadan yürüyüp gidiyoruz
ırmak yanımızdan akıyor,
dağıttınız boşa gittiği sandırınız
sözcükleri bir bir derleyerek
bir gün yeni bir yatak
açmak için kendine
umutlanıyoruz.
büyücü değiliz, bir solukta
değiştiremiyoruz
akarken akarken yanımızdan
ırmak değiştirir umuyoruz.
“körleşme” diyor telefon
gözlerimiz...
ortaya anılar atıyoruz
insanlar mı kuzular mı
seçilemiyoruz.