📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Son sayfalarıyla boğazımı düğüm düğüm eden bir kitaptı. Yazar o kadar sade, içten ve bizden bir dille yazmış ki; karakterlerin hal ve tavırlarını adeta oradaymışım gibi gözümde canlandırdım. Kitabın arka kapağında yer alan cümleler, hem yazarı hem de eserin ruhunu öylesine güzel yansıtıyor ki; bu incelemeyi de o sözlerle noktalamak istedim:
"Pırıl pırıl ışıyan Türkçesiyle Hasan Ali Toptaş, Kuşlar Yasına Gider'de romancılığına yeni bir boyut katıyor: anlatmıyor, söylemiyor; nefeslendiriyor.
Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor.
"Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" sözü yankılanıyor kulaklarımızda.
Kuşlar Yasına Gider; atların koşması kadar doğal, kaleme iç çektirecek kadar merhametli bir roman."
Kuşlar Yasına Gider
"O sana söz verirken Allah orada değil miydi, ona ne şüphe, ona ne şüphe, elbette oradaydı! Amacı her neyse, onu elde edebilmek için Allah'ı da aldattı yani o şahıs. Bu sebeple sen onu Allah'a havale et! En münasip zamanda, en isabetli silleyi Allah'tan başka kim vurabilir?"
"İnsan, varoluşu kuran değil, seyredendir. Varoluş insan tarafından seyredilmekle anlamına ulaşır. Çünkü görünür âlemde bir tek insanın gelişmiş bir bilinci vardır. Bilinç, insanı bu alemin seyircisi kılar. Sen hiç kedilerin ayı seyrettiğini gördün mü Doktor?"