Başkalarının mezarlarını çocukları, babaları, kocaları ziyaret eder, ama senin ne ağlayanın, ne yas tutanın, ne ayinler yapanın olur; dünyada tek bir canlı ziyaretine gelmez ve adın, hiç dünyaya gelmemişsin gibi, yeryüzünden silinip gider! Yattığın çamur dolu bataklıkta, geceleri, ölüler hortladığı zaman istediğin kadar tabutunun kapağına vur…“Ne olur iyi insanlar, bırakın da yeryüzüne çıkıp biraz daha yaşayayım!” diye bağır, “Dünyayı bilmeden yaşadım, hayatımı paçavraya çevirdim, Sennaya meyhanelerinde tükettim; izin verin iyi insanlar, bir kere daha yaşayayım!”