Kimse kendi isteğiyle hayatından çıkardığı birinin ardından değdiğini düşündüğü için üzülmez zaten; bunca zaman hayatında tutmaya değmediğini kendisi de gördüğü ve görmediği zamanlarda, değmediğini söyleyen herkesin karşısında durduğu için üzülür. Onu kaybettiği için değil yani, onun için kaybettiklerine üzülür.
Düşüncesine dahi katlanamayıp başına gelince öleceğini sandığı her şeye alışıyor insan. Dayanamam dediğin ne varsa ayağına yarım numara küçük bir ayakkabıyla uzun mesafe yürümek kadar canını acıtıyor en fazla.
Kimin neye inandığının bir önemi yok. Sen neye inanıyorsan, hayat sana onu verir. Mutlu olamayacağına inanıyorsan içten içe, unutma ki hayatın kulakları çok iyi işitir; duyar o sesi ve sana sahiden mutsuzluk verir.