Oysa bilseydi ki hiçbir erkek çaresiz kalmadıkça terk ettiği kadına dönmez, belki bırakmazdı şarkı söylemeyi. O daha mutlu olur muydu bilemeyiz ama dünya Maria Callas'tan daha çok eser dinleyebilirdi, gibi bir kritik okumuş ve hak vermiştim yazana. O aşkın acısı, dünyanın güzelliğinden, mirasından eksiltti bence. Kadınlar aşkta da, acı yaşarken de daha cesur. Fakat her hamle daima iki sonuç doğuruyor. Bir ucu sende ama diğeri kim bilir kimi, kimleri etkiliyor.
Korku esir alır bizi. Ölene kadar. Ölünce biter. Her şey. İnançsızlığın iyi tarafı bu işte. Bir tek ölüme inanıyorum ben. Ölünce bittiğine göre, yaşanmış olanın da bir anlamı yok.
Bazı ruhlar dışbükeydir, bazı ruhlar içbükey. Biz içbükey ruhlarız, babamla ben. İçimize doğru kapanırız, istiridye gibi. İçimizin tam ortasında duran, patlamayan, patlayıp da ortalığa saçılmayan, saçılıp da herkesi kirletmeyen incimiz-çıbanımız kistleşir içimizde. Kistleşen bu inci-çıbanımız varlığımızın özüdür, habis.